Önce "selam" sonra "kelam" derdi büyüklerimiz, lakin ben bu usule uyamadım.

Lütfen affedin.

Gencecik ana kuzularının insanımsı yaratıklar tarafından hayattan kopartıldığı bu günlerde,

İnanıyorum ki hepimizin iliklerine kadar hissettiği acıyı elbette ben de hissettim ve ilk yazımı da o duygularla yazdım, ertelemek istemedim.

Gönül isterdi ki önce merhaba diyeyim, kendimi tanıtayım... Sağlık olsun.

Neden yazma ihtiyacı hissettim? Sizlerden çok mu bilgiliyim? Herhangi bir alanda uzman mıyım? Tabii ki hayır.

Peki neden yazıyorum?

İnsanın yazma eyleminin sadece bir iletişim biçimi değil; aynı zamanda varoluşsal bir ihtiyaç, bir "Tarihe bir not düşme" çabasından kaynaklandığına inanıyorum.

Ayrıca; ülkemde yaşanılan haksızlığa, adaletsizliğe, nepotizme, hukuksuzluğa karşı duruşumun beyanı olsun istedim.

Atatürk ilkelerinden, laiklikten, demokratik cumhuriyetten, sosyal demokrasiden, ezilenden, mazlumdan yana yükselen binlerce sesin yanında bir ses daha yükselsin istedim.

"Merhamet, ahlakın tek ve gerçek temelidir." diyen Schopenhauer'a göre, başkasının acısını kendi acımız gibi hissettiğimiz o an, aradaki "ben" ve "öteki" duvarı yıkılır.

Alman filozof Schopenhauer, "Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine" adlı eserinde yazma eyleminin iki temel amacının olduğunu ve bunların birbirine zıt olduğunu söyler.

İlki; derdi, düşüncesi veya deneyimi olanlar, diğeri ise maddi çıkar için yazanlar.

Okuyucularım emin olsunlar ikincisine hiçbir zaman tenezzül etmeyeceğim.

Olağanüstü durumlar olmadığı müddetçe her hafta salı günleri yazmaya devam edeceğim.

Ayrıca bir sinema sever olarak; yine bir derdi olan, toplumsal mesaj içeren, nesnel bakış açımızı ve düşünce dünyamızı geliştirecek filmlere yer vereceğim.

Bu haftaki yazımı 11 yıl önce kaybettiğimiz "Toplumun ve inceliğin sesi" Gülten Akın’ın o meşhur mısraları ile bitirmek istiyorum.

“...

Ah, kimselerin vakti yok

Durup ince şeyleri anlamaya

Kalın fırçalarını kullanarak geçiyorlar

Evler çocuklar mezarlar çizerek dünyaya

Yitenler olduğu görülüyor bir türküyü açtılar mı

Bakıp kapatıyorlar.

...”