Türklerin devlet kurma yeteneğini tarih bilgisi olan tüm dünya insanları bilir.

 Osmanlı İmparatorluğu’na gelene kadar, 

16 imparatorluk, 38 devlet, 37 hanlık, 33 beylik, 10 Cumhuriyet, 4 atabeylik kurmuştur.

 100 yaşını aşan Türkiye Cumhuriyeti de ilelebet yaşayacaktır. 

Şimdi neden hafızayı beşer tekrardan geçer yapıyoruz? 

Atalarımızı ve bu kadim Türk devletlerini kuran neslimizi yok sayıp, 

Sadece son imparatorluğu diline dolayanlara buradan birkaç hatırlatma yapmak isterim. 

100 yaşını aşan genç cumhuriyetimiz devletin bekası için birçok vatan evladını gözünü kırpmadan uç beyleri yapmıştır. 

Sırrı Süreyya Önder, 1962 yılında Türkmen bir ailenin çocuğu olarak Adıyaman’da doğmuştur.

 İşin ilginci, birçoğumuz Güneydoğu’da yaşayan insanlara hemen Kürt kimliği takıştırırız,

 Oysa Diyarbakır başta olmak üzere Güneydoğu’nun birçok ilinde Türkmen, Arap, Kürt, Süryani gibi birçok kavim yaşar.

 Diyarbakır’ın yanlış bilmiyorsam nüfusunun büyük bir oranı Türkmendir. 

Türkler ülke kurduğu coğrafyalarda bölge insanı ile tarih boyunca birlik ve beraberlik içinde kardeşçe yaşamayı öğrenmiş, 

Türkler diğer Batı medeniyetleri gibi fethettiği ülkelerin halklarını asla köleleştirmemiş, 

Kız alıp verip akrabalık bağlarını güçlendirmiş, kökeni, etnik kimliği, dili, dinine bakmaksızın devlet olmayı başarmış, dünyanın en kadim kavmi olmuştur. 

Devletin devamı, barışı ve huzur için bazen kurbanlar seçilmiş ki bu durumu Fatih’in İstanbul’u fethinden net görmüşüzdür.

 Bu kurbanlar, çatışma riski yüksek, fitnenin kol gezdiği toplumlara itinayla yerleştirilmiş devlet adamlarıdır. 

Bu adamlar her türlü riski alarak devletin, milletin barış ve huzuru için çalışırlar.

 Toplum zaman zaman bu isimleri taşlar, yuhalar, kötü adam, vatan haini ilan eder, 

Bu uç beyleri canlarını hiçe sayarak cezaevlerinde ömürlerinin yarısını geçirerek devleti ve milleti için çalışırlar. 

Öyle bir zaman gelir, devlet “artık seninle işimiz bitti” der ve sırlarıyla bu kurbanların fişini kendi eliyle çeker.

 Nasıl, yazdıklarım bayağı ütopik değil mi? İnanması güç. 

Ama 2000 yıllık tarihinde Türklerin en güzel yaptığı iş devlet kurmak ve yönetmektir. 

Bu koca yaşlı dünyada Türklerle birlikte birçok medeniyet 2025 yılına kadar sizce nasıl ayakta kalmış olabilir? 

Adı gibi Sırrı Süreyya Önder, sır olup giderken, 

Türk ve Kürt halklarının ortak coğrafyasında birlikte barış içinde yaşaması için çok emek vermiştir.

 Bir derin devlet adamı mıdır bilinmez. 

Ama onca yıl cezaevleri, yaşamını her karesinden zorluk ve sıkıntılı bir hayatta, 

TBMM Başkanvekili ve grup başkanı olarak hayata veda edebiliyorsanız bu öyle tek başınıza yapacağınız bir başarı hikâyesi değildir. 

Renkli kişiliği, yazarlığı, sanatsal yönü ile hep gülümseyerek hatırlayacağız. 

Allah rahmet eylesin,

 Kalın sağlıcakla, 

Hepinizin kirpiklerinden öperim.