Yılın son ayında Aksaray’da meslek odaları ile ilgili nabız, her geçen gün daha hızlı atmaya başladı.
Genç, cevval Belediye Meclis Üyesi Emre Güler’in Aksaray Esnaf ve Sanatkârlar Odası başkan adaylığı ile ilgili “Adayım” açıklamasından sonra,
Aksaray esnafı, “Vay anasını sayın seyirciler, oğlum bizim odaların bir seçimi varmış ya la” dediler.
Hakikaten çok trajikomik bir durum.
Esnafsınız ve bağlı bulunduğunuz odanın her 4 yılda bir yapılan seçimlerinden,
Ancak ciddi bir aday çıkınca haberdar oluyorsunuz.
Şimdi bizler bu yaşananları yazıyoruz, programlar yapıyoruz ya,
Biz bir kişinin yandaşı ya da tarafı yaftasını da yiyoruz.
Sorun değil, alışığız.
Alışık olmadığımız durum, bize böylesi hitap eden meslektaşlarımız.
Canlar,
Odalar, birlikler, STK başkanları, dernek seçimleri….
Kim kazanmış, kimler aday,
Mevcut başkan ne yapmış, yeni gelen ne vadediyor gibi konuları gazeteciler halka yansıtır.
Sonunda seçim günü odaların seçmenleri sandıkta son sözü söyler.
Yaşanan seçim sürecinde her iki taraf da kendisini anlatmak için, siyasetçiler ya da diğer kurumlar gibi basın üzerinden derdini anlatır.
Kimse kimsenin başkanlığını almıyor, seçim var ve bu süreçte her aday kendisini halka en iyi şekilde anlatmak zorunda.
Ama söylemeden geçmeyeyim, Emre İYİ Kİ aday olmuşsun kardeşim.
En azından odaların bir seçimi olduğunu Aksaray halkına, esnafına, hatta gazetecisine hissettirdin.
Yoksa kapalı kapılar ardında seçimler yapılıp, kendi hazirunuyla millet ne güzel koltuğunu muhafaza edecekti sessiz sedasız.
Millet düşüncelerini söylemesin mi?
Geçtiğimiz hafta Eskişehir’de Kayserili bir trafik polisinin serzenişini milyonlar izledi.
Millet artık aklıyla oyun oynayanları, milletin hafızasını küçümseyenleri sorguluyor.
Öyle ya dünün hainleri kahraman olunca, ülke insanımız “ne oluyor kardeşim” diyor.
Hepimizin anlamadığı en demokratik hakkımız olan “ne oluyor kardeşim” sorusuna,
“Bakınız güzel milletim aslında olan budur” denilmesini beklerken,
Hemen bir baskı hemen bir ekmekle ya da cezaeviyle tehdit…
Bu nedir kardeşim!
Afrika’nın balta girmemiş kabileleri bile halkına böyle davranmıyordur.
Yıllar önce sosyal medyada şaka amaçlı yapılan bir yazı okumuştum:
“Ne olacak memleketin hali diyenler en az üç yıl içeride yatacak” yazıyordu.
Şaka gerçek oldu ya...
Bu ülkede yaşayan her bireyin yaşanan süreçlerden bilgi sahibi olmak istemesi kadar doğal ne olabilir?
Terörsüz Türkiye hayaliyle yaşayan bu millet, bu ordu, on binlerce şehitler…
Ülkemin her karış toprağını canını hiçe sayan köy korucusundan polisine askerine kadar,
Terörist başının İmralı’daki makamına gidilip sohbet edilsin diye mi mücadele etti?
Bu cennet vatanda yaşayan ve kendisine Türk diyen bu milletin, bu durumu sorgulaması neden birilerini korkutuyor?
Diğer taraftan teröristlerin hâlihazırdaki dağ kadrosundaki üst düzey yöneticileri,
“Ne affı, biz af falan istemiyoruz. Bizler haklarımız için mücadele ettik, suçlu değiliz. Haklarımızı seve seve vereceksiniz” derken,
Bizim, bu süreci sorgulayan halka ve polisimize gücü yetenler;
PKK dağ kadrosunun ya da yandaşlarının küstah açıklamalarını görmüyorlar mı?
Ya da gördükleri zaman “ya şunları da alın gelin dağdan, bir içeri tıkalım” diye hareket edebiliyorlar mı?
"Vatandaş fikrini söyledi al”, “Polis, emekli albay düşüncelerini paylaştı al al, bunları da al...”
Kendi ülkesinde bu kadar garip kalan başka bir nesil var mıdır diye düşünüyoruz.
Terörden canı yanan bu canım ülkenin her ferdi, terörsüz Türkiye’yi canı gönülden ister ve destekler.
Ama bu bin yıllık tarihi geçmişi ile kudretli Türkiye Cumhuriyeti’nin,
Hele hele seçilmiş milletvekillerinin terörist başını İmralı’da ziyaret etmesini bu millet sinesine çekmez.
Bu süreçten önce taa 2012’den günümüze devletimizin yetkililerinin terörist başı ve terör örgütleriyle yaptığı müzakerelere kim ses çıkardı?
Devlet neyse gereğini yapar desteği bile verildi.
Ama geldiğimiz süreçte terör örgütü yandaşları ağzına geleni söylüyor,
Bu ülkenin gerçek yurttaşları konuşunca Hizipçi, terörün bitmesini istemeyen vatan haini damgasını yiyor.
Hani milli duruş, vicdan nerede?
Beyler, yazıktır.
Tarih elbet bir gün bu haksızlıkları gelecek nesillere anlatır.
Kalın sağlıcakla.
Hepinizin kirpiklerinden öperim.