Bundan yaklaşık 11 ay önce

“Bahçeliyi Anlamak” adlı köşe yazısını kaleme almış ve siz değerli okuyucularımla paylaşmıştım.

Halk arasında 2. Kürt açılımı diye bilinen ve adına “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Açılımı” denilen süreç devam ederken,

DEM şımardıkça coştu; coştukça şımardı.

Geçtiğimiz hafta 5 yıl terörden yatmış bir militanı Meclis’e getirmeleri,

Kürt bölgesi ve “Kürdistan” söylemleri coştukça, “Her bijî Apo” sloganları derken,

Meclis’i iyiden iyiye terör örgütünün propaganda mecrasına çevirdiler.

Bunların bu şuursuz şovunu izlerken aklıma,

Cihan Padişahı Kanuni'nin şu sözleri geldi:

“Yaşanan haksızlıklara kör sağır bir devletin adaleti olur mu?”

Ha şimdi birçoğu aptalca,

Benim gibi düşünenlere, “Sizler barış istemiyorsunuz, sizler terörsüz bir ülke istemiyorsunuz” diye saldıracaktır da,

Gözlerinin önünde, hem de ülkemizin en zor şartlar altında milletin egemenliği için kurulmuş milletin meclisinde terör şovmenliği yapanların,

Barışı nasıl provoke ettiğini kimse görmüyor; bir de aptalca bu tür provokatif eylemlere ses çıkartanları suçluyor.

Akıl tutulmasından başka bir şey değil.

Her zaman söylemiş, yazmışımdır:

Asıl olan devletin üniter yapısıdır; devlet kurumlarıdır.

Siyasi partiler bugün var, yarın yoktur.

Ülkemizin kurucu meclisinin duvarları bile ağlarken yapılan terör şovlarını daha ne kadar izleyeceğiz; sabırlar nereye kadar dayanacak?

Bilinmez.

Bilinen tek gerçek ise ülkenin bölünmez bütünlüğüne her fırsatta kastedenlerin yüzlerinin gülüyor oluşudur.

“Son gülen iyi güler” sözünü bunlara bu millet hatırlatır.

Unutmayalım:

Bir kere ihanet eden defalarca ihanet eder.

Böylesi acı gerçekleri tarih bize defalarca yaşatmış; lakin bizim kör sağırlar maalesef ders çıkaramamış.

Hadi, bölgemizde yaşanan gelişmeler üzerine terör örgütlerinin kontrol altına alınması için yapılan çalışmaları anladığımızı 11 ay önce yazdık, söyledik.

Bize “Sen bu 2. açılım hakkında ne düşünüyorsun?” diyenlere:

“Bırakın PKK’yı; Suriye’de bunların yan kolu olan örgütün 10 yılı aşkın bir zamandır profesyonel bir ordusu oldu; dikkat etmemiz gerek” demiştik.

Şimdi geldiğimiz noktada PKK kimsenin umurunda değil.

Onların yan kuruluşu (PYD/SDG) aktif ve Suriye’den toprak istiyor.

Ha bizim üst akıl da “Suriye karışık, biz bunların sesini keselim” dedi demesine de,

Bunlar cahilce, ülkemin sinir uçlarıyla oynuyor.

En son Meclis’teki terör şovunun bilinçli bir şekilde yapıldığına inanıyorum.

HDP ve uzantılarına, “Bırakın bu demokratik, kardeşlik açılımı falan filanı; size koca bir ülke vereceğiz” diyenlerin kuklaları azdıkça azıyor.

Maalesef bizim devleti emanet ettiklerimiz de

Bu durumda kör, sağır, dilsiz davranışlar içindeler; ne olsun diye bekliyorlar.

Biz de merakla bekliyoruz.

Yazıktır, günahtır.

Bu milletin evindeki tek oğlu, devletin yetiştirdiği o güzel askerler ve paşalar, masum halk,

Ülkemizin gazi meclisinde terör propagandası yapılmasını, terörist başına övgüler yağdırılmasını hak etmiyor.

Aziz şehitlerimizi mezarında ters döndürüyorsunuz.

Her fırsatta “Aziz şehitlerimizin emaneti” dediğiniz yakınlarının acılarını dağlıyor, ciğerlerine ateş basıyorsunuz.

En azından söyleyin şu itlere:

“Havlayacaklarsa başka yerde havlasınlar.”

Bunu yapacak kadar vicdanınız vardır diye düşünüyoruz,

Kalın sağlıcakla.

Hepinizin kirpiklerinden öperim.