Bu şehir size daha ne versin?
Umutlarımızı çalanların umutları yansın.
Koskoca bir sezon, onca emek, para...
Hadi maddiyat bir yerde bir şekilde çözüme ulaşıyor.
Ya umutlar? Aksarayspor ilk defa bu kadar şampiyonluğa yaklaşıp 1. Lig’e çıkmaya yakınken...
Futbolcu arkadaşlar, Aksaray tabiri ile soruyorum sizlere: Derdinize ne oldu?
88. dakikaya kadar 2-0 öndesin,
Muhteşem bir taraftar desteğini arkana almışsın.
Şehir size inanmış,
Aksaray, tarihinde görülmemiş bir birlik ve beraberlik içinde...
Üstüne üstlük Serik maçı galibiyet primi kişi başı 200 bin TL açıklanmış.
Daha ne olmalıydı?
88. dakikaya kadar 2-0 önde götürdüğün maçı 9 dakikada nasıl verirsin?
Hadi bu akşam halı sahaya gidelim, biraz ter atalım diye takım oluştursak, o takımdaki gazozuna top oynayanlar şu amatörlüğü yapmaz.
Yazık, çok yazık.
Serik maçında ne yönetim ne taraftar ne siyasiler ne de şehir suçlu.
Bu maçın tek suçlusu maalesef teknik kadro ve futbolcular.
Baran Aksaka o kırmızı kartı gören futbolcu...
Sen nasıl bir amatörsün? Sarı kartı görünce hakeme küfretmek de nedir?
Hadi rakip gol pozisyonunda olsa, ceza sahası içinde düşürsen, bariz gol şansını engellesen, kırmızıyı görsen; ananın ak sütü gibi helal diyeceğiz.
Ya penaltıya sebebiyet veren Şahin Fıstıkçı denilen kabiliyetsiz...
Ayağındaki topu kaptırıp bir de penaltı kazandırıyorsun rakibe.
Eminim sen muhtemelen torpille futbolcu olmuşsundur.
Futbolun adaleti yok diye düşünmeyin canlar...
5 yılı aşkındır yeşil sahalarda maçları takip ediyorum.
Tamam, Ronaldo da penaltı kaçırır ama sen 88. dakikada 2-0 öndesin.
Şampiyonluk avuçlarının içinde.
Böylesi bir acemilik, böylesi bir amatörlük yapamazsın.
Serikspor’un kalecisi taç kullanıyor. Adam utanmasa gol atmak için Aksarayspor ceza sahasına gidecekti.
Hani hep diyorlar ya:
İşte inanmışlık, profesyonellik tam da Serikli oyuncuların sahaya yansıttıkları oyunda vardı.
88. dakikada 2-0 geriden gelen bir takım maçı döndürebiliyorsa, orada inanmışlık ve profesyonellik vardır.
Hiç kimse kusura bakmasın...
Bu şehir futbol için, takımını 1. Lig’de görmek için, sezonun başından bu yana elinden gelenin en iyisini yaptı.
Belediye Başkanı, Ahmet Koçaş’ı, valisi, iş insanları, esnafı, tabii ki şanlı taraftarı...
Derdi para olan ve para için oynayanlar ise şehrin umutlarını çalıyor.
Oysaki çok şey istemedi bu şehir sizden.
Aldığınız paranızı helal ettirin yeter dedik.
Lütfen kendinize gelin,
Matematiksel olarak kaybedilen bir şey yok,
Eğer siz ruhunuzu kaybetmediyseniz...
Teknik Direktör Bülent Yenihayat Bey, size ne diyeceğimizi bilemiyorum.
Siz zaten geldiğiniz ilk gün demiştiniz:
"Benim elimde sihirli değnek yok, artık sahne futbolcuların."
Lakin böylesi önemli bir maçta 5 değişiklik nedir yahu?
Kalın sağlıcakla,
Hepinizi kirpiklerinizden öperim.