Beyler Sizce De Bu İşte Bir Yanlışlık Yok Mu?

Sanırım mevcut hükümetimizin bu odalar ve sivil toplum örgütleriyle ilgili bir çalışması vardı.

Kamu Denetçiliği Kurumuna,

Bu odalar ve derneklerle ilgili geniş kapsamlı bir yetki verilmişti.

Şimdilerde bu yetkiyi Kamu Denetçiliği Kurumu hayata geçirdi mi bilinmez lakin,

En kısa sürede dernekler başta olmak üzere bu odaları ve birlikleri acilen denetlemeli.

Bakınız canlar, burası çok önemli.

25 yıldır bir birliğin koltuğuna yapışan başkanlar,

Siyah renkli Passat’larıyla canları istedikleri zaman çay, kahve ve ziyaretçilerini — o da öyle her ziyaretçiyi bile değil —

Ağırlamaktan başka, ha birkaç konferans, birkaç fuar bir de Ankara-Antalya arası ücretsiz seminer adı altında seyahat etmekten başka bir işi olmayan kurumlar haline dönüştüler.

İşlerini iyi yapanları tenzih ederim.

Hele hele bir kamu kuruluşunda memur ya da işçi olarak çalışanların ki önceden öyleydi

Çalıştığı kurumda herhangi bir sivil toplum temsilcisi ya da başkanı olması kadar kamuyu yoran bir durum olamaz.

Adam devlet memuru... Nasıl olmuşsa olmuş, hele hele iktidara yakın bir de STK’nın başkanıysa,

Hadi sen o memuru çalıştır çalıştırabilirsen.

Sadece o memur mu?

Hanımını, hısım ve arkadaşlarını, kendisine yakın olan kim varsa...

Kimisi hastanenin sahibi gibi davranır.

Personeli yönetir, yönlendirir. Kendisi gibi düşünmeyenleri süründürür. Mobbingler, kavgalar, huzursuzluklar o kurumda eksik olmaz.

Hiç unutmam:

Adam bir yardım derneğinin başkanı,

İşçi kadrosunda, altında Passat, İtalyan takım elbise, gözünde güneş gözlüğü...

Belediye başkanına, başkan yardımcısına, daire müdürlerine kök söktürüyor.

Yine başka bir örnekte, işçi emekçi kardeşim muhtar olmuş mahallesine...

İnmiş çöp kamyonundan, çekmiş takım elbiseyi, bir de eş dost akrabasını işe aldıramayınca basmış yönetime zılgıtı.

Ne güzel memleket yerf...

Bir başkası, bir ilin dernek başkanı, Tarım İl Müdürlüğü’nde memur,

Kültür ve tanıtım festivali adı altında panayır düzenliyor, açık alanda gıda sattırıyor.

Böylesi yüzlerce örnek verilebilir.

Hiç unutmam:

Aksaray İl Özel İdaresi'nde sezon açılışı vardı.

Özel idarede işçi, emekçi kardeşlerimizin haklarını savunan bir sendika başkanına, özel idarenin sezon açılış programında söz hakkı verilmediği için,

300 işçiyle sezon açılışına kısa süreli katılım sağlamadı.

Bu beyefendiyi ikna ettiler, geldi.

Konuşmaktan aciz… Kısaca “Hayırlı işler” dedi ve gitti.

O gün yaşanan onca stres yanımıza kâr kaldı.

O değil… Bu işçilerin haklarını, emeklerini savunan sözde başkan,

Özel idarede klimalı odasında, elinde TV kumandası, o kanal senin bu kanal benim zapping yaparken,

Haklarını savunduğu işçi kardeşleri 35 derece güneşin alnında, 1800 derecelik sıcak asfalt döküyorlardı.

Canlar,

Ülkede bir koltuk kapınca, koltuğun ismi sıfatının pek önemi yok.

Hani diyorlar ya:

Babasından miras kalsa 25 sene üstünde kalmaz diye.

Canım ülkemde dernekler başta olmak üzere tüm sivil toplum örgütleri için sağlam bir düzenleme şart.

Kalın sağlıcakla,

Hepinizin kirpiklerinden öperim.