Kayıplar, intiharlar, cinayetler, alkollü sürücülerin feryat figan halleri, kavgalar...

Ne oldu ne oldu, derdinize ne oldu?

Bu neyin cinneti?

Sadece Aksaray mı?

Ülkenin her ilinden farklı cinnet haberleri geliyor.

İçinden sağ çıkamayacağımız bir dünyadan erken gitmek için yoğun çaba harcıyoruz.

Canlar,

Sosyal patlama noktasına doğru adım adım yürüyoruz.

2025, Aile Yılı olarak açıklandı ama ortada aile kalmayacak bu gidişle.

Şu altına milyon euroluk yeni makam aracı çeken Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı,

Yeni makam arabasıyla en azından cadde ve sokaklara bir inse,

Sosyal medyada imrendiği hayatı yaşamak için çırpınan gençlere aileler göz ucuyla bir baksa,

Apartmana giren yabancıya “hayırdır kardeşim, kime baktın” diyen teyzeler abiler yeniden görevlerinin başına geçse,

Kendisini teşhir ederek takipçi kasan sosyal medya maymunlarına bir el atılsa,

Trafikte direksiyonda başka sürücüye ana avrat küfreden çocuğuna babası,

“Oğlum, 5 dakika geç gitsek ne olur” diye uyarıda bulunsa,

Ya da toplumca yaşamanın ne olduğunu, komşunun bir tas çorbasının kutsallığını büyüklerimiz bize yeniden anlatsa,

Bir zamanlar evimizin anahtarını emanet ettiğimiz bakkal amcalar, “çocuğum okuldan gelince sizin evde beklesin” dediğimiz güzel insanlar yeniden var olsa,

Sanki biraz düzeleceğiz.

2025 Aile Yılı ilan edilirken unuttuğumuz değerlerimizi hatırlatacak projeler üzerinde çalışılması gerekirken,

Milyonluk makam araçları alınıp,

“Nüfusumuz azalıyor, böyle giderse 2030 yılında orduya asker bulamayacağız” diyen kapital kafa,

Bırakın aile düzenini, toplumun düzenine bile sağır ve kör.

Hanımlar beyler, toplum ve aile yapımız tel tel dökülüyor.

Ve yetkililer, yaşanan bu çöküş için gerçekten ne yapıyor merak ediyoruz.

Tek Dostum Sosyal Medya

Hepimiz bu sosyal medyanın artık esiriyiz.

Tek dostumuz, sırdaşımız, arkadaşımız o.

Yemek yerken, helada, uzanıp kanepede bakıyoruz, bakıyoruz, bakıyoruz.

Günde ortalama 10-12 saat; fazlası var eksiği yok.

Beynimizi yaktı.

Öyle ki,

“Sosyal medya üzerinde dolaşan çocuklar ile sosyal medya ile ilgilenmeyen çocukların arasında 2-3 yaş beyin fonksiyonu farkı var” diyor uzmanlar.

Yetişkinler için de durum farksız değil.

İşin ilginci, sosyal medyayı bir çöplük olarak görenler, bu konuda nutuk atanlar, aynı çöplüğün içinde kaybolup teşhirciliğe başladı.

Gerçek hayatta alamadığımız beğeniyi ve takdiri sosyal medyada oramızı buramızı göstererek topluyoruz.

Bu büyük reklam alanında,

Kimileri yaptıkları işlerle takdir toplamaya odaklanırken,

Maalesef kimileri elindeki yarım yüzyıllık bedeni ile ilgi toplamaya çalışıp,

Bir de ekran kirliliği yaratıyor.

Bakalım bu çılgınlık nereye kadar devam edecek, yaşayıp göreceğiz.

Kalın sağlıcakla,

Hepinizin kirpiklerinden öperim.