Her şey Türkiye’nin doğu sınırlarındaki mayınlı bölgelerin temizlenmesi ile başladı.

2016 yılında gündeme alınan ve kademe kademe Güneydoğu Bölgesi’ndeki sınırlarımızın mayınlı bölgelerden temizlenme süreci ile birlikte,

1 milyon metrekareden fazla sınır bölgemizde tarıma elverişli topraklar olarak 2021’de tertemiz yapıldı.

Ardından muhteşem bir göç dalgası…

Afganı, Suriyelisi, İranlısı, Afrikalısı sınırlarımızdan hoplaya zıplaya ülkemize giriş yaptılar.

Avrupa ne dedi bize?

“Aman aman, bunları siz muhafaza edin; size helalinden 3 milyar euro gönderiyoruz.”

Ülke oldu mu mülteci cenneti? Avrupa memnun.

Ardından PKK ile amansız mücadele dönemi…

Hani şu ayakkabı numarasına kadar bildiğimiz hevallar.

2023 genel seçimlerine kadar sürekli PKK ile amansız mücadele haberlerini ana akım medyada dinledik.

Sınır ötesine girdik çıktık.

Ayakkabı numarasına kadar bildiğimiz PKK önce ellerindeki 15 askerimizi, istihbarat görevlilerimizi şehit etti.

Sonra 2022’de İstanbul’un göbeğinde bombalı eylem… 6 vatandaşımız hayatını kaybetti.

Ülke seçime gidiyor; ortaklık yine karışık ve hep aynı söylem:

“PKK, HDP… Bu ülkede bir beka sorunu…”

“DEM ile demlenecekler, amanın dikkat edin bunlar terör sevici” vur Allah vur…

2023 genel seçimlerinde tarihte eşine zor rastlanır satış hikâyelerinin döndüğü, 6’lı masanın tam bir akıl oyunları ile kurulu olduğu seçim sürecinde,

Kemal Kılıçdaroğlu, Sinan Oğan, hatta Meral Akşener’in dönmelerine inat, bu halk yine de mevcut iktidarı istemediğini sandıklarda gösterse de,

İktidar yine kazanmanın yolunu bir şekilde ABD Başkanı Trump’ın da dediği gibi başarmıştı.

Yine pes etmeyen Yüce Türk Milleti, 2024 yerel seçimlerinde hükümete güven oylaması vermemişti.

Şimdi canlar…

Karşınızda Ali Cengiz oyununu sergileyen muhteşem bir akıl var.

Bu akıl bir bakmışsınız sizleri hain, hainleri barış güvercini gibi göstermiş.

Bu ülkede terörün bitmesini istemeyecek bir Allah’ın kulu yoktur.

Bu yaşananlar tam bir tartışma ortamı yaratıp gündemi değiştirmek ve Anayasa değişikliğine hızlıca giden yolun önündeki engelleri aşma marifetidir.

Güzel halkım,

Gündemdeki aşırı değişiklikler karşısında sadece şaşkınca ne düşüneceğini, nasıl yorum yapacağını düşünüyor.

Amaç da budur.

Ülkede yaşanan ekonomik sıkıntılar, emekli-asgari ücretlinin durumu, kapanan orta ölçekli şirketler, 23 milyona dayanmış icra dosyaları, 40 milyona dayanmış banka kredi kartı ya da kredi borçları kimsenin umurunda değil.

Şu an mevcut iktidarın düşündüğü tek gündem, gündemi değiştirmek.

Bu halk bu gündemi daha ne kadar gündeminde tutar görürüz.

Gelelim İmralı’ya…

Ya, emperyalist güçler Apo’yu bize verdiğinde zaten adamın hayatını garanti altına alarak vermişti.

Adım gibi biliyorum, Kürt halkı ya da terör örgütü Apo’nun sadece isminden faydalanıyor.

Onlara kalsa “Apo İmralı’da huzur içinde yaşasın gitsin”.

Bir zamanlar “Apo Kürt halkını temsil edemez” diyenler şimdi ondan medet bekliyor ya, ben ve benim gibi düşünenler onun için tepki gösteriyor.

Et tırnak olmuş Türk–Kürt kardeşliği, kirli pazarlıklara kurban edilmemeli.

Devletimiz her unsuru ile mücadele etmiş, bu kirli zihniyetle masaya bile oturmuş.

Daha fazla ileri gitmek telafisi zor düşünceler demektir.

Hani Yüce Türk Devleti terör ve terörist başıyla pazarlık yapmazdı?

Şimdi sıradaki terör örgütü ya da teröristler de “hani bize, hani bize” derlerse ne olacak?

Kalın sağlıcakla.

Hepinizin kirpiklerinden öperim.