Tarihler 5 Mart 2014’ü gösteriyordu,
Aksaray Kalealtı Caddesi'nde bir iş hanının 2. katında,
Halkların Demokratik Partisi HDP’nin il binası açılışının haberini almıştık.
O zamanki HDP Eş Genel Başkanı Sabahat Tuncel’in de,
İl binasının açılışı için Aksaray’a geleceğini duyan bir avuç provokatör,
Kalealtı Caddesi’nde açılışı yapılacak olan HDP binasının önüne sloganlar atarak yürüyüşe geçmişlerdi.
HDP otobüsü, içindeki heyetle Kalealtı Caddesi’ne geldiği anda,
Taşla sopayla, kaldırım taşları yerinden sökülerek HDP otobüsüne saldırılmaya başlandı.
Polis, azgın bir avuç protestocuyu bir taraftan ikna etmeye çalışırken,
HDP Eş Başkanı Sabahat Tuncel ve beraberindekiler, biz görüntü almaya çalışan basın mensuplarıyla üzerimize uçuşan taşların vızıltıları arasından parti binasına güç bela girmiştik.
HDP Eş Başkanı Sabahat Tuncel protestolara aldırış etmeden, basın mensupları ile güçlükle iki kelam ettikten sonra,
Beraberindeki heyetle taş yağmuruna tutulan otobüse güç bela binerek Aksaray’dan polis eşliğinde hızla ayrılmışlardı.
Sonra ne mi oldu?
Milleti galeyana getiren, olayların büyümesine neden olan provokatörler yüzünden 1 polis, 38 vatandaşımız hastanelik oldu.
Provokatörlerin kışkırtmasıyla 5 bine yakın Aksaraylı,
Kalealtı Caddesi’nde HDP İl Binası’nın tabelasının sökülmesi için HDP binasına yürüyüşe geçti,
Polis Kalealtı Caddesi’ne barikatlar kursa da kalabalık bariyerleri yıkarak,
HDP İl Binası’nın tabelasını indirerek parçaladı.
HDP İl Başkanlığı’nın tabelasının indirilmesiyle ortalık biraz sakinleşse de,
Bir avuç provokatör Aksaray’daki Kürt vatandaşların iş yerlerine saldırmış,
HDP il binasının açılışına gelen Aksaraylı Kürt vatandaşların arabasını taşlamıştı.
Yukarıda yazdıklarım kısa bir özetidir.
Bu olayların hepsini ve daha fazlasını, perde arkasını hepimiz yaşadık ve dün gibi hatırlıyoruz.
2014 yılının 5 ve 6 Mart Aksaray olaylarında taşlar yerine oturuyor.
Canlar, HDP ya da beğenmediğiniz ne kadar parti varsa,
Bu partiler Türkiye Cumhuriyeti’nin yasalarıyla YSK Kurulu’na müracaat edilerek kuruluyor.
Yıllarca Meclis’te “PKK’nın yan kuruluşu”, “Neden Meclis’te HDP var, HDP kapatılsın” diyenler ile
Aksaray’da 2014 yılında “vatan millet Sakarya” diyerek halkı galeyana getirenler,
Sonra Kürt vatandaşlarının iş yerine giderek,
“Sizleri biz koruyup kollayacağız” diyenler, kaos ortamından beslenen asalaklar çıkmıştı ve elebaşları uzun zamandır içeride.
Neymiş?
Kim neyin çığırtkanlığını yapıyorsa eksiğini söylermiş.
2014 HDP olaylarında hiç unutamadığım bir anımı da sizinle paylaşmak isterim:
Öfkeli kalabalık HDP’nin olduğu caddeye girmeye çalışırken,
Bizim provokatör bir gazetecimiz de bir komisere kafayı takmış, onu kışkırtmaya çalışıyordu.
Hani hatırlarsınız, komiserin gazeteci bozuntusuna yumruk attığı o an vardı ya, o zamanlar Doğan Medya Grubu’nun tüm ülkeye servis ettiği o görüntüler...
İşte o komiseri, hem de çocuğu ağır hasta Ankara’da tedavi gören o komiseri provoke eden gazeteci müsveddesi de ilahi adaletin pençesinden kurtulamadı.
Allah’tan o gazetecinin komiseri nasıl provoke ettiğini ben ve birkaç basın mensubu arkadaşım yakından görmüştük.
Sonra Emniyet Genel Müdürlüğü’nden gelen müfettişlere olayın öyle olmadığını anlatmıştık.
Türkiye’nin gündemine “gazeteciye yumruk atan” olarak düşen o komiserimizin tedavi gören gencecik oğlu vefat etmiş ama babasını provokatörlerin elinden kurtarmıştık.
Bunları neden anlatıyorum biliyor musunuz?
Hepimize Allah akıl vermiş.
Gaza, galeyana gelmenin kimseye bir faydası dokunmuyor.
Her iki tarafı gaza getirenler, en çok bağıranlar yüzünden çekti bu millet.
Haydi hayırlı olsun bakalım.
Unutmadan; 11 yıl önce HDP binası açılamamıştı,
Sanırım Aksaray’a HDP İl Binası artık açılır.
Kalın sağlıcakla,
Hepinizin kirpiklerinden öperim.