Halkın "Cennet Çukuru" ismini verdiği bu nokta, her gün onlarca kişiyi ağırlıyor.
Baş Ağrısından İç Sıkıntısına...
Yerel inanışa göre, bu dar kaya oyuğu manevi bir enerjiye sahip. Başı ağrıyan, ruhsal bir daralma yaşayan veya çözemediği bir derdi olan vatandaşlar, çukurun başına gelerek eğiliyor. Başlarını deliğe yaklaştıran ziyaretçiler, sessizce dualarını ederek içlerini döküyor.
"Kalpten İnanan Şifayla Ayrılıyor"
Ziyaretçilerin ortak söylemi ise ritüel sonrası hissedilen huzur. Çukurun başında dua eden birçok kişi;
• "Başım bir anda hafifledi,"
• "İçimdeki o ağır sıkıntı yerini ferahlığa bıraktı,"
• "Buradan kuş gibi hafifleyerek ayrılıyorum,"
diyerek yaşadıkları deneyimi ifade ediyorlar. Bilimsel bir dayanağı olmasa da, yüzyıllardır süregelen bu gelenek, Yunus Emre’nin hoşgörü ve şifa dolu iklimiyle birleşerek bölge turizmine de manevi bir boyut katıyor.
Sessiz ve Derinden Gelen Dua
Cennet Çukuru’nu diğer şifa noktalarından ayıran en büyük özellik ise sessizlik. Ziyaretçiler, niyetlerini kalplerinden geçirerek yüksek sesle konuşmadan dua ediyor. Kalpten edilen niyetlerin bu delikten geçip göğe yükseldiğine ve beraberinde hafiflik getirdiğine inanılıyor.




