Yaşanan Tüm Felaketlere Hep Mi Geç Kalınır?

Geçen sene bu orman yangınları olmadı mı?

Bu nasıl bir kafadır!

İklim değişikliği, küresel ısınma cart curt derken son 5 yılda bu ülkede,

Hatay başta olmak üzere Antalya’da birçok noktada ormanlarımız telef olurken,

Hiçbir yetkili, bir bürokrat, bir idareci arasından:

“Önümüzdeki yaz yine aynı faciayı yaşarız.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın araç parkurunu, personelini, ihtiyaçlarını verimli bir şekilde karşılayalım” diyen çıkmadı mı?

Diyeceğim ama benimki de soru mu?

Böyle bir şey diyen çıkmamış ki ortalık yine yangın yeri.

İçimiz yana yana tanıklık ettiğimiz yanan ormanlarımızın kelime karşılığı felakettir.

Bu bir savaş durumudur.

Yaz aylarında orman yangınlarının olmasını doğal nedenlere bağlayan,

Hatta birçok TV kanalında “Amerika’nın şu kadar hektar ormanı yandı, Yunanistan’ın bu kadar ormanı telef oldu” diye yorum yapan kansızlar,

Yaşadığımız her felaketi basite indirerek toplumun refleks verme yeteneğini kırıyor, birilerine yalakalık yapmak için vatan hainliği yapıyorlar.

Yanan her canlının bir ahı vardır.

Ölümlerin en zoru olan yanarak ölmenin; ağacı, kuşu, yaban hayvanı, insanı ayırt edilmeksizin masum hayatların ahı ilahi adalette tecelli edecektir.

Yaşanan onca felaketten ders çıkarmayıp önlem almayanlar kadar,

Sorumsuz, bilinçsiz, çöp gibi yaşayan, insan demeye dilimizin varmadığı mahluklar,

Sizler de yanan on binlerce ağacın, canlının feryadından, gözyaşından nasibinize düşecekleri yaşamadan bu dünyadan göçemeyeceksiniz.

Ucuz insan hayatı ülkemde,

Orman işçilerinin yangına nasıl bir yoklukla müdahale ettiklerini hepimiz gördük.

Son 10 yılda ülkemizde yaşanan felaketlere asla zamanında müdahale edilmedi.

Bakın, burası çok önemli:

Ya iklim yasasının geçmesinin hemen ardından ülkenin birçok noktasında ormanların yanmasını nasıl değerlendirelim?

Yetişmesi onlarca yılı alan ormanlık alanlarımızın bir anda birçok noktadan yanmaya başlaması nasıl bir tesadüftür?

Yaşadığımız bu felaketin mutlaka cevaplandırılması gerek.

Onlarca soru dağ gibi önümüzde duruyor.

Yetkili makamlar, “Şurada şu orman yangını kontrol altına alındı” diye açıklama yapıyor.

Yanan yanmış!

Sen kontrol altına almadın, yanacak ağaç kalmadı ve söndü.

Canlar…

Her yıl sonunda Meclis’te bütçe görüşmeleri yapılır.

Bu bütçe görüşmelerinde gaydırı gubbak ne kadar bakanlık varsa bütçeden aslan payını alır.

İtibardan tasarruf edilmez.

Söz konusu Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bütçesine bakıldığı zaman, Diyanet İşleri’nin bütçesinden düşük olduğu fark edilir.

Vatana ihanetin birçok yolu ve yöntemi vardır.

Yaşanan felaketlerden ders çıkarmayanlar,

Çevresine, doğaya saygısı olmayanlar da vatana ihanet etmiş demektir.

Hani o çok övündüğümüz atalarımızın,

“Ağacı kesenin başını keserim” sözünün torunları olduklarını iddia eden siyasal zihniyet var ya,

Yaşanan felakete nasıl bir yorumunuz olacak?

Ülke maalesef Fatih Sultan Mehmet Han’ın şu dizelerindeki sözlere doğru hızlı bir yolculuk yapıyor:

“Aklı öldürürsen ahlak da ölür.

Akıl ve ahlak öldüğünde millet bölünür.

Kadıyı satın aldığın gün adalet ölür.

Adaleti öldürdüğün gün devlet de ölür.”

Kalın sağlıcakla,

Hepinizin kirpiklerinden öperim.