Gündem

“Tuz Gölü’nü yok ettik, birkaç sene sonra soğan bile yetiştiremeyecekler”

Kuş ve doğa fotoğrafçıları, kentin su sorununu ve acı tabloyu gözler önüne serdi.

Doğa ve Kuş Fotoğrafçısı Fahri Tunç ve Erdem Zengin, yıllarca Tuz Gölü’nün kurumaması için birçok projede yer aldıklarını ve çalışmalar yaptıklarını ifade ederek, su sorununun boyutunu çarpıcı örneklerle ortaya koydu.

“Maalesef Tuz Gölü’nü kaybettik”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile birçok projede Tuz Gölü için ortak çalıştıklarını ifade eden Tunç, “Ama maalesef Tuz Gölü'nü kaybettik. Çevre Bakanlığı da Tuz Gölü'nün kurtulması için çok çaba sarf etti ama bakanlığın elinden de maalesef bir şey gelmiyor” dedi.

“Bakanlık bu yanlıştan döndü ama üretici dönmedi”

Tarım Bakanlığı’nın Aksaray ve bölgesindeki tarım politikasını değiştirmediği sürece Tuz Gölü’nü kurtaramayacaklarını belirten Tunç, “Yıllar önce Tarım Bakanlığı suyu en çok tüketen pancar, yonca ve mısıra destek verdi. Bakanlık baktı ki bir yanlış var, bu yanlıştan döndü ama üreticilerimiz bu yanlıştan dönmedi” sözlerini kullandı.

“Tarımsal sulamayı yeraltı sularından yapıyorsunuz, sular tamamen bitti”

“Bir önceki tarım müdürümüz Türkiye'nin en çok yonca üreten ili olarak Aksaray'da övünüyordu” diyen Tunç, “Bu öyle komik bir durum ki, sizin bir akarsuyunuz yok. Tarımsal sulamayı sondajlar ve kuyularla tamamen yeraltı sularını çekerek yapıyorsunuz ve yeraltı kaynaklarınız tükeniyor. Eskil Eşmekaya havzasında su kalmadı. Sultanhanı ve bölgesi, Yeşiltepe, Yeşilova, Yenikent bölgesindeki sular tamamen bitti. Araziler tuzlandı, şimdi suyun bittiğini gören yetkililer ‘dış havzadan Aksaray'a su getirelim’ diyorlar” açıklamasını yaptı.

“Dış havzalardan su gelmesi imkânsız, elinizdeki suyu idareli kullanmalısınız”

Manavgat’tan Aksaray’a su getirmeye çalışıldığını belirten Tunç, “Manavgat Çayı’nın çıktığı nokta 171 metre, Konya Ovası 980 rakımda. Şimdi siz Alacabey denilen dağa suyu çıkardınız ki rakımı 1700 metre, siz 1700 metrelik alana suyu çıkarabilmek için Aksaray'ın kullandığı bütün elektrik enerjisini kullansanız anca o pompayla suyu oraya taşıyabilirsiniz. Böyle bir şey mantıklı ve mümkün de değil. ‘Dış havzalardan su getireceğiz’ diye insanları boşu boşuna avutuyorlar. Aksaray'a dış havzadan su gelmesi imkânsız. Siz elinizdeki mevcut suyu idareli kullanmak zorundasınız” ifadesine yer verdi.

Tuz Gölü, dünyanın en zengin minerallerine sahipmiş

2016 yılında İzlanda’da gezdiği dönemde bir jeotermal mühendisi ile karşılaştığını belirten Fahri Tunç, “Türkiye'de bulunan Tuz Gölü'ndeki çıkarılan suyun dünyanın en zengin minerallerine sahip suyu olduğunu söylemişti. Ne yazık ki Tuz Gölü'nü artık kuruttuğumuz için Türkiye’nin dünyanın en zengin mineralli su listesinden silindiğini söylemişti” dedi.

“2014 yılında yavru flamingo sayısı 21 bindi, bu sene 1200”

Tuz Gölü'nü ziyaret eden flamingoların sayısında her geçen yıl ciddi bir düşüş olduğunu da söyleyen Fahri Tunç, 2024 yılında Tuz Gölü'nde çok az sayıda flamingo gördük. 2014 yılında Tuz Gölü'ndeki flamingolarda sayılan yavru sayısı 21 bin civarındayken, bu sene 1.200-1300 flamingo yavrusu kuluçkadan çıktı. Ama gelin görün ki bunların büyük bir kısmı sudan dolayı hayatını kaybetti” dedi.

“Aksaray’da 90 binin üzerinde kaçak kuyu bulunmakta”

Konya bölgesi ve Aksaray dâhil 386 bin kaçak kuyu olduğunu söyleyen Fahri Tunç, “Sadece Aksaray'da 90 binin üzerinde kaçak kuyu bulunmakta. Devlet sulama konusunda yaptığı hatadan geç de olsa dönüyor ama üretici bu işten para kazandığını anlayınca bu hatadan dönmüyor” dedi.

“Üreticiler çok değil birkaç sene sonra soğan bile yetiştiremeyecekler”

Kaçak kuyularla mücadele konusunda zaman zaman dönemin valileriyle toplantı yaptıklarını belirten Fotoğrafçı Erdem Zengin ise “Kaçak kuyular artık bir kanser olmuş ki hastalık 4. evreye çıkmış. Artık kurumların da bu konuyla ilgili yapacak bir şeyi kalmamış. Kaçak kuyularla ilgili çalışmalar belki yapılabilir ama öncelikle bölgedeki üreticimizin ve vatandaşımızın zihniyetinin değişmesi lazım. Kendi geleceğimizi yok ediyoruz. Öyle bir hale geldik ki bu çiftçi ve üreticiler o ektikleri tarlalarda çok değil birkaç sene sonra soğan bile yetiştiremeyecekler. Bir geleceğin suyunu, doğasını, toprağını göz göre göre yok ediyor, çaresizce bu durumu izliyoruz” ifadelerine yer verdi.