Köyün tandırlığında sabahın erken saatlerinde toplanan kadınlar, hamur yoğurma, yufka açma, pişirme ve içli çörek hazırlama işlerini el birliğiyle yapıyor. Her bir kadının elinden çıkan yufkalar, tandır ateşinde özenle pişirilerek kış aylarında tüketilmek üzere hazırlanıyor. Aynı şekilde, bölgeye özgü baharatlı iç harcıyla yapılan içli çörekler, geleneksel tatları yaşatmak adına büyük bir özenle hazırlanıyor.
"Birlikte Yapıyoruz, Birlikte Yaşıyoruz"

Balcı Mahallesi kadınları, bu imece geleneğinin sadece kışa hazırlık değil, aynı zamanda sosyal dayanışmanın ve kültürel mirasın bir parçası olduğuna dikkat çekiyor. Yıllardır süren bu uygulama sayesinde hem gelenekler yeni nesillere aktarılıyor hem de komşuluk ilişkileri güçleniyor.
Mahalle sakinlerinden Ayşe teyze, "Biz bu işi annelerimizden öğrendik, şimdi gelinlerimize, torunlarımıza öğretiyoruz.
Herkes bir işin ucundan tutar, hem sohbet ederiz hem üretiriz. Kışın bu yufkaları açarken yazın sıcaklığını hatırlarız," diyerek duygularını dile getiriyor.
Kültürel Miras Gelecek Kuşaklara Aktarılıyor

Balcı Mahallesi’nin kadınları, sadece evlerini değil, aynı zamanda kültürlerini de kışa hazırlıyor. Tandır başında pişen yufkaların ve çöreklerin kokusu mahalleye yayılırken, geçmişin izleri bugünün emeğiyle geleceğe taşınıyor.
Bu örnek imece çalışması, yerel yönetimler ve kültürel kuruluşlar için de dikkat çekici bir model oluşturuyor. Geleneksel üretim biçimlerinin desteklenmesi, kırsal yaşamın sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor.





