Gündem

Psikolojik Danışman Datlı: “Öfke Kontrolü İçin Önce Öfkeyi Anlamak Gerekir”

Psikolojik Danışman Başak Datlı, öfke problemine ilişkin bilgilendirmelerde bulunarak, öfke hakkında doğru bilinen yanlışları açıkladı. Günümüzde birçok kişi öfke problemi ile karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Psikolojik Danışman Başak Datlı, öfkenin tüm yönlerini açıklayarak, öfke durumuyla başa çıkmanın yollarına dikkat çekti.

“Öfkenin Nasıl İfade Edildiği Oldukça Önemlidir”

Öfke sorununun orta şiddette ve yoğun şekilde yaşanabileceğini ifade eden Datlı, öfkenin ortaya çıkan bir duygu olmadığını, çoğunlukla engelleme, haksızlığa uğrama, eleştirilme ya da küçümseme gibi rahatsız edici durumlar karşısında gün yüzüne çıktığını ifade ederek, “Öfke planlanarak ortaya çıkan bir duygu değildir. Çoğunlukla engelleme, haksızlığa uğrama, eleştirilme, küçümsenme gibi rahatsız edici durumlarda ortaya çıkar. Tehlikeli durumlara hazırlayıcı ve koruyucu doğal ve evrensel bir duygudur. Öfke kavramı genellikle yoğunluğu farklılık gösteren otonom sinir sistemini harekete geçiren duygu durumuna işaret eder. Öfke birçok kültürde olumsuz bir şekilde değerlendirilmektedir çünkü öfkenin açık bir şekilde ifade edilmesinin genellikle yıkıcı bir özellik olduğu düşünülür. Bu nedenle öfkenin nasıl ifade edildiği oldukça önemlidir. Öfkenin ifade şekli yaş, cinsiyet, kişilik farklılıkları ve kültürden etkilenir. Ağlama, gülme, kendine zarar verme, inatçılık, konuşmama, surat asma, alaya alma, tepinme, yemek yememe, öç alma, acısını başkasından çıkarma, uyuşturucu ve keyif verici maddelere yönelme öfkenin değişik ifadelerine örnek olarak verilebilir” dedi.

“Duyguların Olumlu ya da Olumsuz Nitelendirilmesi İfade Etme Şekillerine Göre Ayırt Edilir”

Öfkenin genellikle uygun olmayan şekillerde ifade edilmesinden dolayı olumsuz bir duygu olarak nitelendirildiğini söyleyen Datlı, “Oysa öfke de diğer tüm duygular gibidir ne olumlu ne de olumsuz bir duygu olarak nitelendirilebilir. Duyguların olumlu ya da olumsuz olarak nitelendirilmesi duyguları ifade etme şekillerine göre ayırt edilir. Öfkeye yol açan nedenler; bireysel farklılıklardan yola çıkıldığı zaman anlaşılacağı üzere bireyler çevrelerinden gelen uyarıcılara farklı tepkiler gösterirler. Kimi için öfkenin tetikleyicisi olabilecek bir uyarıcı diğer bir kişi için aynı etkiyi göstermeyebilir. Yani aynı şeylere öfkelenmediğimiz gibi aynı miktarda veya şekilde öfkelenmeyiz bununla birlikte doğrudan öfkeye yol açan temel bazı nedenlerin olduğu söylenebilir; bize veya bir yakınımıza bir zarar geleceğini hissettiğimiz zaman, tehdit hissettiğimiz zaman, isteklerimiz ihtiyaçlarımız beklentilerimiz karşılanmadığı veya yetersiz karşılandığı zaman öfke duyarız. Bunların yanı sıra yoğun baskı, stres ve engellenme duygusu da öfke nedenleri arasındadır. Fiziksel saldırıya maruz kalma, sözel bir çatışma ortamında bulunma, reddedilme, emir ve yaptırımlara boyun eğmek zorunda kalma gibi durumlar da öfke ortaya çıkar” sözlerini kullandı.

“Öfkeyi Çok Yoğun Yaşamak Fiziksel Gerilim Yaratır”

Öfkenin çok yoğun ve sık yaşanması durumunda bir problem haline geldiğini söyleyen Datlı, “Öfkeyi çok yoğun ve çok sık yaşamak kişinin bedenine aşırı derecede fiziksel gerilim yaratır. Uzun ve sık öfke seansları sırasında sinir sisteminin belirli bölümleri oldukça aktif hale geçer. Sonuç olarak kan basıncı ve kalp ritmi artar ve uzun süre bu şekilde kalır, vücuttaki bu stres birçok değişik sağlık problemleri yarayabilir. Yüksek tansiyon, kalp sorunları, bağışıklık sistemi sıkıntıları, migren, baş ağrıları, sindirim bozuklukları, ülser, gastrit, diyabet, kas gerginliği, sinir zayıflığı gibi hastalıklara neden olabilir. Bu durum şöyle açıklanabilir öfke nedeniyle stres vücutta sürekli etkin olur ve vücudun normal çalışmasını alt üst eder, ayrıca bazı sistemlerin kapasitesinin gereğinden fazla çalışmasına neden olur. Öfke sık sık ve saldırgan bir biçimde ortaya koymaya başladığında rahatsızlık veren bir alışkanlık hâline gelir çünkü olumsuz şekillerde sonuçlanır. Çeşitli durumlar karşısında rutin alışıldık ve tahmin edilebilir bir tepki haline gelir bu şekilde ifade edilen öfke kişiyi sözel ve fiziksel saldırılara açık bir hale getirir. Aile içinde ve kişilerarası ilişkiler de çatışmalara neden olur. Zihnin bir köşesine itilen öfke uygun bir zamanda ve uygun bir yolla su yüzüne çıkacak yol bulur. Belirtmek gerekir ki uygun zamanda ve şekilde ifade edilmeyen öfke birikerek daha yoğun bir duygu halini alır. Bu nokta da ise daha yıkıcı bir hale gelir. Bununla beraber bastırılmış öfkenin de hipertansiyon, koroner arter bozukluğu ve kanser gibi pek çok fiziksel rahatsızlıklarla ilişkili olduğu ileri sürülmektedir. Ayrıca sağlıklı öfkenin gerçeklerle paralel bir çizgide olması gerektiğinin önemini vurgular. Sağlıksız öfkenin kişinin olayları yanlış kavramasına ve gerçekleri çarpıtmasına yol açtığını belirtir ve sağlıksız öfkenin iyileştirilebilir” açıklamasında bulundu.

“Öfke Kontrolü İçin Önce Öfkeyi Anlamak ve Tanımak Gereklidir”

Öfkenin kalıtsal olmadığını, her zaman saldırıya yol açmadığını söyleyen Datlı, “Uzun yıllar boyunca bazı ruh sağlığı uzmanları bağırmak, yastıkları yumruklamak gibi öfkenin saldirganca ifadelerinin sağlıklı ve terapötik etkisi olduğuna inanırdı. Araştırmalar ortaya koymuştur ki öfkesini saldırganca ortaya koyanlar sadece öfkelenme konusunda giderek daha iyi hale gelirler. Bir başka deyişle öfkeyi agresif bir şekilde ortaya koymak saldırgan davranışları motive eder. Öfke kontrolü ve öfkeyle baş etme; öfke kontrolü öfkeyi sağlıklı biçimde ifade etmeyi içerir, öfke kontrolü için önce öfkeyi anlamak ve tanımak gereklidir. Bunun içinde öfke öncesi ve öfke anında meydana gelen bedensel değişimleri yani öfkenin ipuçlarını anlamak, tanımak, hangi amaca hizmet ettiklerini bilmek gereklidir” dedi.

Öfkenin Üç Aşaması Vardır

Öfkenin 3 aşama içerdiğini belirten Datlı, “Yükselme, patlama ve patlama sonrası aşama bunlar beraberce öğle döngüsünü oluştururlar. Bu süreçte yükselme aşaması öfkenin oluşmakta olduğuna işaret eden ipuçları ile karakterize edilir. Eğer yükselme aşaması başlamışsa bunu patlama aşaması takip edecektir. Patlama aşaması öfkenin sözel veya fiziksel saldırganlık şeklinde kontrolsüz bir şekilde ortaya çıkması, boşalması ile belirlenir. Bu boşalma olumsuz sonuçlara yol açar. Döngünün son aşaması patlama sonrası aşamadır. Bu aşama patlama aşaması sırasında sözel veya fiziksel saldırganlığın ortaya konmasının sonucu olarak ortaya çıkan olumsuz sonuçlarla karakterize edilir. Bu sonuçlar hapse girmeyi, işten atılmayı, aileyi, sevdiklerini kaybetmeyi veya suçluluk, utanç ve pişmanlık gibi duyguları içerebilir” sözlerine yer verdi. Haber: Kemal Onur Atalay