Aksaray Ruh Sağlığı Derneği Başkanı ve Kurucusu Psikolog Hilal Koşar, toplumda giderek artan intihar vakalarına dikkat çekerek, intiharın nedenleri, risk faktörleri ve çözüm yolları üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu.
“İntihar, rahatsızlık derecesinin en üst seviyeye çıkmasıyla ortaya çıkar”
Koşar, intiharın yalnızca bir “eylem” değil, uzun süreli yalnızlık, umutsuzluk ve çaresizlik duygularının bir sonucu olduğunu vurgulayarak, “İntihar dediğimiz nokta, insanların kendisinden artık bir şey beklememesi, zoraki bir yalnızlık dönemi yaşaması ve bu sürecin rahatsızlık derecesinin en üst seviyeye çıkmasıyla ortaya çıkar” dedi.
“İntihar oranlarının artmasının temel nedeni travmalar”
İntihar eğilimi, genellikle depresyon, anksiyete ve kişilik bozuklukları gibi psikolojik rahatsızlıklarla birlikte görüldüğünü söyleyen Psikolog Koşar, “Bu tür durumlarda intihar oranlarının artmasının temel nedeni; bireylerin çocukluk dönemlerinde yaşadıkları travmalar, sevgi ve ilgi eksiklikleri gibi faktörlerin ilerleyen yaşlarda çözümlenememesi” diye konuştu.
“İnsanın umudu yoksa intihar etmesi çok olası hale gelir”
Umudun insan yaşamındaki en kritik unsur olduğuna dikkat çeker Koşar, “İnsanın bir umudu yoksa intihar etmesi çok olası hale gelir. Çünkü umudu olmayan birine ne söylerseniz söyleyin, etkili olamaz” ifadelerini kullandı.
İntiharın tanımına da değinen Koşar, “İntihar, kişinin kendi hayatını bile isteye, kasıtlı olarak sonlandırmasıdır. Burada iki aşamadan bahsedebiliriz: eyleme dökme ve eyleme geçme. ‘Eyleme dökme’, kişinin çevresine intihar düşüncesini sözle ifade etmesi, yani bir alarm vermesidir. ‘Eyleme geçme’ ise bu düşüncenin fiilen uygulanmasıdır” dedi.
“Duygularını sağlıklı şekilde ifade edemeyen erkeklerde intihar girişimleri daha fazla görülüyor”
Son dönemde ergenlerde ve 30-35 yaş arası erkeklerde intihar oranlarının arttığını belirten Koşar, toplumsal kalıpların erkekleri duygularını bastırmaya zorladığını söyleyerek, “Toplumumuzda erkekler duygularını belli etmez, ağlamaz denir. Bu bile duygusal ifade becerisini kısıtlar. Duygularını sağlıklı şekilde ifade edemeyen erkeklerde intihar girişimleri daha fazla görülüyor” şeklinde konuştu.
Ekonomi, erkeklerde önemli bir risk faktörü
Koşar, ekonomik koşulların da özellikle erkeklerde önemli bir risk faktörü olduğunu vurgulayarak, “Erkekler toplumda gücünü ekonomik durumuyla özdeşleştiriyor. Maddi sıkıntılar, işsizlik veya başarısızlık duygusu, kendini güçsüz hissetmelerine yol açıyor. Bu da intihar riskini artıran bir unsur haline geliyor” dedi.
“Mükemmellik algısı ruhsal yükü artırıyor”
Ergenlerde ise sosyal medya baskısı, aile içi çatışmalar, travmatik deneyimler ve toplumsal beklentilerin önemli rol oynadığını belirten Koşar, “Gençler artık çevrenin değerleriyle, sosyal medyadaki sahte mükemmellik algısıyla yarışıyor. Bu da onların ruhsal yükünü artırıyor” ifadesini kullandı.
“Profesyonel yardım aramak çok önemlidir”
İntihar sinyalleri veren bireylerin ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan Koşar, ”Bir kişi ‘kendimi öldüreceğim’, ‘yaşamak istemiyorum’ diyorsa bu bir alarm cümlesidir. Her zaman risk vardır. Bu ifadeleri hafife almak, ‘söylüyorsa yapmaz’ demek büyük bir yanılgıdır. Kişiyi yalnız bırakmamak, destek olmak, profesyonel yardım aramak çok önemlidir” açıklamasını yaptı.
“Profesyonel destek almayı ihmal etmeyelim”
Aksaray Ruh Sağlığı Derneği olarak bu konuda çalışmalar yürüttüklerini belirten Hilal Koşar, topluma çağrıda bulunarak, “İnsanların dayanma gücü sınırsız değildir. Herkesin bir kotası vardır ve bu kota dolduğunda kişi her şeyi yapabilir hale gelir. Bu yüzden birbirimizi dinlemeyi, anlamayı ve gerektiğinde profesyonel destek almayı ihmal etmeyelim” dedi.