Aksaray’da 18 yıldır çocuk hasreti çeken ve 2003 yılından bu yana Maya Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde tüp bebek tedavisi deneyen 28 yıllık evli çift Hüseyin (48) ve Ayşe Özkara (47), 18 yılın ardından ikiz çocuk sahibi olmalarıyla hayatının en mutlu gününü yaşadı.

Defalarca tüp bebek tedavisi görmesine rağmen çocuk sahibi olma isteğinden vazgeçmeyen çift, uzun yıllar süren mücadelelerinin ardından 6 Ocak 2026 tarihinde ikiz bebeklerine kavuşurken, bebek özlemi çeken çiftlere de örnek oldu.

“Bu mutluluğu anlatmanın bir tarifi yok, altın bulduk”

Baba Hüseyin Özkara, 2003 yılından günümüze çocuk sahibi olmak için yoğun bir tedavi sürecine girdiklerini söyleyerek, “2008 yılında Op. Dr. Rıfkı Karabatak hocamız ile yollarımız kesişti. Onunla birlikte ısrarlı ve meşakkatli bir tedavi süreci sonunda 18 yılın ardından ikiz erkek çocuklarımıza kavuştuk. Bu mutluluğu anlatmanın bir tarifi yok. Bizler 18 yıl aradan sonra dünyanın en büyük mutluluğunu yaşadık, altın bulduk” dedi.

İki erkek evladının birinin adını Bekir, diğerinin adını da babasının ismi Hasan Hüseyin koyduklarını ifade eden baba Özkara, “Bu süreçte bizleri doğru yönlendiren artık doktor hasta ilişkisinden çok abi kardeş ilişkisine döndüğümüz Kadın Doğum Uzmanı Op. Dr. Rıfkı Karabatak hocamıza sonsuz teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“8 defa tüp bebek denemesi var, hastamız da asla pes etmedi”

18 yıl aradan sonra çocuk sahibi olan Özkara çiftinin yaşadığı süreci anlatan Kadın Doğum Uzmanı Op. Dr. Rıfkı Karabatak ise “Bizim hastanemizin açılış tarihi 2007. Hastamızın hastanemize giriş tarihi 2008. 18 yıllık süreç boyunca hastamız aralıklı olarak gelip girişini yapmış. Daha önce hastamızın 8 defa tüp bebek denemesi var. Bizim burada yaptığımız tedaviler ve aşılamalar var, bu süreçte bir türlü başarılı olunamamıştı. Hastamız da asla pes etmedi” dedi.

Diş sağlığında kapasite 3 katına çıktı
Diş sağlığında kapasite 3 katına çıktı
İçeriği Görüntüle

“Son denemede umutlu değildik ama Mevla’m onların inancını ve bizim emeğimizi karşılıksız bırakmadı”

Özkara çiftiyle hasta-doktor ilişkisinden ziyade ağabey-kardeş ilişkisinde olduklarını ifade eden Karabatak, “Her türlü ilaç tedavisinde yardımcı olduk. Hamile kalmadığı zaman oturup birlikte ağladık ama Allah nasip etti, son tüp bebek denememizde hastamız hamile kaldı. Son denemede çok umutlu değildik ama Mevla'm onların inancını ve bizim emeğimizi karşılıksız bırakmadı. O büyük mutluluğu beraber yaşadık” ifadelerini kullandı.

“Bebekler 2 ay yoğun bakımda kaldı, şu an sağlık durumları çok iyi”

Hastanın yaşının ileri olması ve ikiz gebelik dolayısıyla riskli bir gebelik yaşandığını, 33 hafta sonrasında hastanın acil müdahale görmesi gereken bir tablo oluştuğunu da söyleyen Karabatak, “Çiftin Konya'da özel bir hastanede doğumunu gerçekleştirdik. Bebekler 2 ay yoğun bakımda kaldı. Bebeklerimizin şu an sağlık durumları çok iyi” dedi.

“Tüp bebek tedavisinde vazgeçmemek lazım”

Tüp bebek tedavisi uygulayanlara da tavsiyelerde bulunan Op. Dr. Rıfkı Karabatak, “Tüp bebek tedavisinde vazgeçmemek lazım. Bizler hekim olarak hastalarımızı doğru bilgilendirmek zorundayız. Ben başarılı olabileceğini düşündüğüm hastaya, başarı şansını, neler olabileceğini, nelerle karşılaşabileceğini çok ayrıntılı bir şekilde anlatırım ki beklenti yükselmesin. O beklenti yükseldikten sonraki hayal kırıklığı da çok kötü oluyor. Bebek olma şansı çok düşük olan hastalarımıza da durumlarını izah edip ‘Deneyelim ama çok da umutlu olmayın’ tavsiyesinde bulunurum” sözlerini kullandı.

“58 yaşında bir hastamız haberi görmüş, ‘Tüp bebeğimiz olur mu’ diye geldiler”

Her hastanın kendi sağlık durumları ile değerlendirilmesi gerektiğini de ifade eden Karabatak, “58 yaşında 8 yıl önce menopoza girmiş bir hastamız bizim haberi görmüş, ‘Bizim de bir tüp bebeğimiz olur mu’ diye geldiler. Onlara net bir dille, olursa mucize olacağını, tüp bebek denemesinin kendileri için riskli bir tablo olacağını anlattım” dedi.

Tüp bebeklerin de diğer bebeklerden hiçbir farkının olmadığını söyleyen Karabatak, “18 yıl aradan sonra bir ailenin mutluluğu bizim de mutluluğumuz olmuştur” ifadelerine yer verdi.

Muhabir: Mustafa eren Koçak, Harun Atalay