Aksaray Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği (ADKKYB) Başkanı Mahmut Aktürk, 2025 yılının tarım ve hayvancılık sektörü açısından ağır geçtiğini belirterek, don, kuraklık ve hastalıklarla mücadele bir yılın geride kaldığını söyledi.
“Üreticinin 2025’te yüzleşmediği sorun kalmadı”
Bitkisel ve hayvansal üretimde zorlu bir yıl olduğunu belirten Aktürk, “Ülke genelinde don felaketi oldu, kuraklık etkisini artırdı, hayvanlarda şap hastalığı görüldü. Üreticinin 2025’te yüzleşmediği sorun kalmadı” dedi.
“Önce don felaketi sonra kuraklık yaşadık”

Yıl içinde yaşanan afetlerin hem üreticiyi hem de ülke ekonomisini olumsuz etkilediğini dile getiren Aktürk, ”İlk olarak ülke genelinde don felaketini yaşadık. Sanırım 56 il etkilendi, Aksaray da bu iller arasında ciddi şekilde zarar gördü. Ardından şiddetli kuraklık yaşandı. Kuraklık zaten Aksaray’ın her yıl karşılaştığı bir durum ancak bu sene daha fazla hissettik. Bu dönemin bir daha yaşanmamasını diliyoruz” ifadelerini kullandı.
“Üretici ikinci kez ekim maliyetiyle yüzleşti”
Bitkisel üretim alanında da önemli kayıplar yaşandığını söyleyen Aktürk, ekili arazilerin don nedeniyle zarar gördüğünü anlatarak, “Pancarımız, çekirdeğimiz, mısırımız ekilmişti. Don vurunca yeniden ekmek zorunda kaldık. Üretici ikinci kez ekim maliyetiyle yüzleşti. Geç ekim nedeniyle rekolte düştü. Arpa ve buğday tarlalarında kuraklığa bağlı verim kayıpları yaşandı” şeklinde konuştu.
“Bu süreç hem üreticiyi hem de ülke ekonomisini olumsuz etkiledi”

Hayvancılık cephesinde de durumun ağır olduğunu belirten Aktürk, şap hastalığının sürülere zarar verdiğini ifade ederek, “Şap hastalığı nedeniyle hayvanların bir kısmı öldü. Kalan hayvanlarda kilo kayıpları oldu. Süt ve et veriminde çok ciddi azalmalar yaşandı. Buzağılarda ve kuzularda ölümler oldu. Koyunlarda sıkıntılar yaşandı. Bu süreç hem üreticiyi hem de ülke ekonomisini olumsuz etkiledi” ifadelerini kullandı.
“Kesim fiyatları düşük buna karşılık raflarda fiyatlar çok yüksek”
Et fiyatlarının özellikle büyükbaşta yükseldiğini, küçükbaşta ise “kuyruklu kesim” nedeniyle sıkıntı olduğunu söyleyen Aktürk, buna karşın üreticinin kazanç sağlayamadığını dile getirerek, “Girdi maliyetleri çok yüksek. Gübre pahalı, mazot pahalı, yem pahalı. Ürün fiyatlarının yüksek olması gerekirken süt 18-20 TL bandında gidiyordu, yeni 22 TL’ye yükseldi. 16-17 TL’ye kadar süt alımları oldu. Kesim fiyatları üreticide düşük. Buna karşılık restoran, kasap ve market raflarında et, süt ve süt ürünlerinin fiyatları çok yüksek” dedi.
“Kesilen et 500 TL, restoran fiyatı 5000 TL”
Aktürk, üreticinin para kazanamadığını, tüketicinin ise fiyatların yüksekliğinden şikâyet ettiğini vurgulayarak, “Bu parayı kim kazanıyor, aradaki fark nerede? Bunu ortaya çıkarmak gerekiyor. Restorana gidiyoruz, 100 gram kebap 500 TL. Yani etin kilosu 5000 TL’ye satılıyor. Oysa bu hayvan kesildiğinde kilosu 500 TL’den çıktı. Arada yüzde 1000’e yakın fark var. Restoran sahipleri de kira, elektrik, doğalgaz, işçilik maliyetlerinin yüksekliğinden şikâyet ediyor. Onları dinleyince onlar da kendince haklı görünüyor. Ama üretici cephesinde çok ciddi sıkıntı var” değerlendirmesini yaptı.
“Türk toplumunda kuzu ve koyun eti tüketiminde düşüş var”

2025’in son çeyreğinde küçükbaş hayvan satışlarında ciddi sorunlar başladığını söyleyen Aktürk, özellikle Akkaraman, Kangal, Mor Karaman gibi kuyruklu ırklarda kuyruk yağının kesim sürecini zorlaştırdığını aktararak, “Normalde kuzu kesim fiyatları her zaman dana fiyatlarından daha yüksek olurdu. Bu sene kuzu yaklaşık 500 TL, dana 600 TL bandında. Arada 100 TL fark oluştu. Türk toplumunda kuzu ve koyun eti tüketiminde düşüş var. Özellikle Z kuşağı küçükbaş eti tüketmiyor” dedi.
“İhracat açılmasını bekliyoruz ancak bir türlü açılmadı”
Türkiye’nin küçükbaş üretimi açısından önemli bir ülke olduğunu vurgulayan Aktürk, “Anadolu coğrafyası bir koruculuk coğrafyası. Bakanlarımız da Cumhurbaşkanımız da bunu söylüyor. Ama ülke bu eti tüketmiyorsa alternatif ihracat olmalı. Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler kuyruklu koyun talep ediyor. İhracat açılmasını bekliyoruz. Ancak bir türlü açılmadı” diye dert yandı.
“Bol yağmurlu, bereketli bir yıl olsun”
2026 yılı için umutlu olduklarını belirten Aktürk, ”2026’da bol bereketli, bol yağmurlu, bol karlı, donun ve kuraklığın olmadığı, hayvan hastalıklarının yaşanmadığı bir yıl bekliyoruz. Üretici üretim yapabileceği koşulları bulursa ve para kazanırsa üretim sürer. Üretim sürerse fiyatlar dengelenir. 2021 yılında 4 bin 500 üreticiye destek veriyorduk. Geçen sene bu sayı 1.720’ye kadar geriledi. Üretici sayısı düştükçe hayvan sayısı da azalıyor. İnşallah önümüzdeki dönemde hayvan sayımız da üretimimiz de artar” dileklerinde bulundu.






