6 Şubat depreminde Hatay’da bulunan Rönesans Rezidans’ta kızı ve iki torununu kaybeden Suna Öztürk, depremin üzerinden geçen onca zamana rağmen kayıp cenazeler için iddianame hazırlanmadığını ve zamanaşımı olmaması için duruşmaların başlaması gerektiğini belirtti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bakanlara seslendi.

“Bu enkazın içinde 52 canımız kayıp ve onları bulmak için mücadele ediyoruz”

Depremin üzerine beş saat içinde Hatay’a ulaştığını söyleyen Suna Öztürk, “Bina yan yatmıştı, çocuklarıma ulaşamadım. Antakya Rönesans Rezidans enkazında üç yıldır mücadele veriyoruz. Bu enkazın içinde 52 canımız kayıp ve onları bulmak için mücadele ediyoruz. Bizlerin isteği; bir dişi, bir kemiği olsun, bir mezarımız olsun. Artık bir dişten, bir kemikten, bir mezar istemekten bile vazgeçtim” dedi.

“Lütfen iddianamelerimiz bir an önce hazırlansın”

Üç yıl geçmesine rağmen iddianamelerin hâlâ hazırlanmadığını ve hâkimlerinin belli olmadığını ifade eden Öztürk, “Buradan Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç’a seslenmek istiyorum; Sayın Bakanım, 52 kaybımız var. Lütfen iddianamelerimiz bir an önce hazırlansın, davalarımız ivedilikle başlasın. Bu iddianamelerin hazırlanmasıyla birlikte kamu kurumlarına da dava açılmasının yolunun açılmasını istiyoruz. Ancak burada sadece benim değil, onlarca ailenin evladı kayıp, insanlarımız kayıp. Bizler on aile bir araya gelerek ‘6 Şubat Kayıp Aileleri Platformu’nu kurduk. Bu platformda da 25 kaybımız var” ifadelerini kullandı.

Kaymakam Bek Akpınar’da vatandaşlarla buluştu
Kaymakam Bek Akpınar’da vatandaşlarla buluştu
İçeriği Görüntüle

“1.912 çocuk kayıp değilse, bizim çocuklarımız nerede?”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Göktaş’ın kayıp çocuk olmadığı söylemine tepki gösteren Öztürk, “Sayın Bakanım, siz depremde 1.912 çocuğumuzun kayıp olmadığını söylediniz. Peki, bizim çocuklarımız nerede? Eğer 1.912 çocuk kayıp değilse, benim iki torunum nerede? Buradaki bebelerimiz nerede? Biz hâlâ çocuklarımızın ne bir tırnağını ne bir dişini ne bir kemiğini bulabildik. Bebelerimizi bulamadık. Rönesans Rezidans enkazındaki kayıplarımızı bulamadık. İlke Apartmanı’ndaki kayıplarımızı bulamadık. ‘6 Şubat Kayıp Aileleri Platformu’ndaki kayıplarımızı hâlâ bulamadık” dedi.

“Hatay’ı gerçekten öksüz ve yetim bıraktınız”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan yardım beklediklerini, Erdoğan’ın 23 Mart seçimlerinde depremin üzerinden siyaset yapıldığını söylediğini ifade eden Öztürk, “Bu sözleriniz bizleri çok üzdü, kırdı. Hatay’da merkez yönetim ile yerel yönetim birlikte olmadığı için ‘Hatay öksüz ve yetim kaldı’ dediniz ve insanlar sizi alkışladı. Peki, Hatay öksüz ve yetim kaldıysa, evet, dediğinizi yaptınız; Hatay’ı gerçekten öksüz ve yetim bıraktınız. Üç gün gelmediniz. Bunca insan molozların altında bağıra bağıra, cayır cayır yanarak can verdi” ifadelerini kullandı.

“Adaletin olmadığı bir yerde biz nasıl yaşayabiliriz?”

Cenazesi çıkanların davalarının görüldüğünü vurgulayan Öztürk, “Cenazesi çıkanların davaları görülürken, acılı aileler kendi haklarını talep ettiklerinde neden hâkim bey acılı ailelerimizi duruşma salonundan dışarı attırıyor? Biz hakkımızı nerede arayacağız, Sayın Cumhurbaşkanım? Hak dedik, hukuk dedik, adalet dedik. Adaletin olmadığı bir yerde biz nasıl yaşayabiliriz? dedi.

Muhabir: Mustafa eren Koçak, Kemal Onur Atalay