Gündem

Karadeniz Lezzetini Aksaray’a Taşıdı

“Yemediğimiz Ürünü Müşterilerimize Vermeyiz”

Esnaf lokantaları denilince akla ilk önce ev yemeğini aratmayan, lezzetli ve ucuz yemek sunan lokantalar gelir. Bu lokantanın müşterileri genellikle esnaf veya çalışandır.

Esnaf lokantalarında hem lezzetli hem de taze hazırlanmış yiyecekler bulursunuz. Buralarda yiyecek

çeşitliliği ile tezgahın üstünde önce gözünüzü doyurursunuz. Genellikle öğlen yemeklerinde sık olarak uğranılan mekanlardır. Bu sefer ki uğrak yerimiz, merkezde Karadeniz lezzetini Aksaray’a taşıyan Kır Pidesi lokantası. Kır Pidesi’nin Kurucuları Mehmet ve Mustafa Peker, ömürlerini bu mesleğe adamış kardeşler. Kır Pidesi’ne uğradığımızda kardeşlerin güler yüzleri ile karşılaştık. Aslen Niğdeli olan ancak İstanbul’a giden kardeşler orada mesleği Karadeniz’in ustalarından bayrağı teslim alarak bu mesleği Aksaray’da sürdüren iki kardeşi müşterilerini memnun etme çabası içinde gördük. Çarşıda yüzlerce esnaf ve çalışan olsun gelip gideni olsun günlük en az 15 bin insan bu bölgede zamanını geçiriyor. İşte bu insanların açlıklarını giderecek bir aşevi hizmetini sunmak için 6 yıl önce Kır Pidesi adı altında işletme açılır. Bu mekan kıymalı, peynirli, patatesli, ıspanak, su böreği karışık ve Sarıyer böreği gibi çeşitlerin yanında yayık ayranıyla hizmet verebiliyor. Lokantacılık mesleğini sürdüren Mehmet Peker (32) ile geçmişini ve bugüne gelişinin sohbetini yaptık. İstanbul’da 10 yıl kaldıktan sonra 6 yıl önce Aksaray’a geldiğini anlatan Peker, “Burada ilk dükkânımızı açtığımızda 6 kişi ile başladık. Şuanda 13 kişi ile Aksaray halkına hizmet veriyoruz” dedi.

“Aksaray Halkı Kır Pidesini Çok Beğendi”

Aksaray’da bu sektörde tek olduklarını ve işi bilen ehil ustalar, işin patronu işin ustası olacak diyerek sözlerine devam eden Peker, “İş yerimizde 15’e yakın çeşit yiyecek var. Bu ürünlerin içerisine kattığımız malzemeler tamamen organiktir ve Aksaray’ın kendi üreticilerinden temin ediyoruz. Bizim ürünlerimiz tezgahta yarım saat bekler. Sabah 7’den akşam 23’e kadar satışı yapıyoruz” dedi.

“Yemediğimiz Ürünü Müşterilerimize Vermeyiz”

Özellikle tedarik ettiğiniz bütün ürünleri kullanmadan önce çok sıkı bir denetimden geçirtiyorsunuz. Örneğin yağı alıyorsunuz belli aşamalardan geçirtiyorsunuz. Bu süreç nasıl ilerliyor? Kısaca bahseder misiniz? “Biz de önemli kritik kontrol noktalar var. Tarladan sofraya kadar bizim meslek dikkat ister, emek ister, itina ister. Biz aile olarak ne yiyorsak müşterilerimize de aynı ürünleri veriyoruz. Biz işimizi hissederek yapmaktayız. Lezzet üretmek ciddi emek ister. Kalitenin önceden ödenen bir bedeli vardır. Müşterimiz bize “eline sağlık ” dediğinde bizim için en büyük mutluluk odur.”

“İşinize Saygı Duymak Çok Önemli”

Prensipleriniz var mı? Ya da bütün bunları nasıl başardınız? Sorusuna çok önemli açıklamalarda bulunan Mehmet Peker şunları söyledi: “Mesleğinize saygı duymak çok önemli. Saygı duymuyorsanız o işi yapmayın! Kariyerinize göre yaşamak değil, yaşamanıza göre kariyer yapacaksınız. Yaşamak sevgiyle başlar. Sadakat olacak. Kimsenin bir başkasının işinde gözü olmayacak. Sadece kendi işinize odaklanacaksınız. Samimi ve sözünün eri olacaksınız. Disiplin olacak, disiplinin olmadığı yerde başarı olmaz. Ve her zaman güler yüzlü olacaksınız.” Haber: Ziya Koçak