Jeoloji Yüksek Mühendisi Nurcan Özdemir, Aksaray ve Konya Havzası’nda giderek derinleşen kuraklık tehlikesine dikkat çekerek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Son 30 yılda Türkiye’nin en az yağış alan ili konumuna gelen Aksaray’ın, çölleşmenin başlayacağı ilk bölgeler arasında olduğunu belirtti.
“Aralık ayındayız fakat yaz sıcaklarını yaşıyoruz”
Özdemir, mevsimlerin değiştiğini ve yaz sıcaklarının yaşandığını vurgulayarak, “Aralık ayındayız fakat yaz sıcaklıklarını yaşıyoruz. Yağmur yok, kar yok. Yeraltı sularımız kendini yenileyen bir kaynak değil; yalnızca yağmur ve kar sularıyla besleniyor. Ancak uzun süredir bu beslenme gerçekleşmediği için su seviyeleri hızla düşüyor” dedi.
"Yıllardır yeraltı sularını çekiyoruz ve havuzun sonuna geldik”
Aksaray’da tarımsal sulamada aşırı tüketimin yeraltı suyunu kritik seviyeye çektiğini söyleyen Özdemir, 20 yıl önce 70–80 metrede su bulunan kuyuların bugün 300 metre derinliğe kadar inmesine rağmen çoğunda su çıkmadığını belirterek, “Yeraltı sularını bir havuz gibi düşünün. Yıllardır çekiyoruz ve havuzun sonuna geldik. İnsanlar şaka zannediyor ama gerçek bu; elimizdeki sular son sularımız” açıklamasında bulundu.
"Acilen kuru tarıma geçilmeli”
Yeraltı su seviyesinin düşmesiyle Tuz Gölü’nde ters akışların başladığını, Eskil bölgesinde yeni açılan kuyulardan tuzlu su çıktığını ifade eden Özdemir, bunun ekosistem için alarm niteliğinde olduğunu söyledi ve “Birçok tarlaya girdiğinizde iki-üç kaçak kuyu görüyorsunuz. Kontrolsüz su çekimi havzayı hızla kurutuyor. Aksaray ve Konya, suyun en az olduğu ancak sulu tarımın en çok yapıldığı bölgeler. Bölgede kaçak kuyular çok fazla. Yonca ve mısır gibi su tüketimi yüksek ürünlerde ısrar edilmemeli; acilen kuru tarıma geçilmeli” sözlerini kullandı.
“Karapınar’ın yaşadığı süreci yaşamamak için acil tedbir gerekiyor”
Son dönemde Sultanhanı bölgesinde meydana gelen obruklara dikkat çeken Özdemir, Aksaray’ın jeolojik yapısının riskli olduğunu belirterek, “Kireç taşından oluşan zemin yapısı nedeniyle Eskil ve Sultanhanı civarında ilerleyen yıllarda daha fazla obruk göreceğiz. Karapınar’ın yaşadığı süreci yaşamamak için acil tedbir gerekiyor. Yani Karapınar gibi olmadan önlem alınmalı” dedi.
“Bu işin şakası yok, geri dönüşü olmayan bir yoldayız”
Suların çekilmesi riski karşısında büyük sorunlar meydana gelebileceğini de hatırlatan Özdemir, “Her şey yaşam su üzerine kurulu. Su bittiğinde tarım olmayacak, bu da büyük bir kıtlık demek. Toprak çoraklaşacak, erozyon artacak, aşırı kuraklık nedeniyle yangın riski yükselecek. Tuz Gölü son 30 yılda %80–85 küçüldü. Canlı popülasyonu azalıyor. Bu durumun geri dönüşü yok. Barajlarda su azalıyor, akarsular kuruyor. Yeraltı suyu yenilenmediği için büyük şehirlerde bile yakında yeni kuyular açılacak ama onların da sonu gelecek. Su hayattır. Vatandaşlarımız bir damlayı bile israf etmeden kullanmalı. Yani vatandaş bir damla suyu bile tasarruflu kullanmalı. Bu işin şakası yok, geri dönüşü olmayan bir yoldayız” dedi.