Ekonomi

İYİ Partili Dalgın: “Türkiye dört ‘P’yi reddetmeli”

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın, Aksaray Ticaret Borsası’nı ziyaret ederek, “Yolsuzluk hortumlarını keserek, israftan tasarruf ederek, yatırımları üretime yönlendirerek bolluk bereket ekonomisini oluşturabiliriz” dedi.

İYİ Parti Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, Aksaray Ticaret Borsası Başkanı Hamit Özkök’ü ziyaret etti.

Ziyarette kendisine Aksaray İYİ Parti Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Turan Yaldır, İYİ Parti Aksaray İl Başkanı Sercan Belgemen ve partililer eşlik etti.

“Bu kriz ortamında düze çıkacak vakti hızla bekliyoruz”

Ticaret Borsası Başkanı Hamit Özkök, kendilerine yapılan ziyaretten dolayı memnuniyet duyduklarını ifade ederek, “Genel Başkan Yardımcımız Milletvekili Turan kardeşim ve ekibi ile birlikte bizi ziyaret etti. Ziyadesiyle memnun olduk. Bizler için, memleket için hizmetler yapacaklarına inanıyoruz inşallah. Bu kriz ortamında düze çıkacak vakti hızla bekliyoruz açıkçası” ifadelerini kullandı.

“Bir dokunup bin ah işitiyoruz”

İYİ Parti Aksaray Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Turan Yaldır ise açıklamasında, “Çiftçi kan ağlıyor, emekli aynı şekilde. İşçilerimiz, ev kadınları, küçük esnafımız, iş adamlarımız; tabiri caizse bir dokunup bin ah işitiyoruz. Türkiye güzel yönetilmiyor. Sadece Türkiye’de değil, aynı zamanda Aksaray’da da aynısını deriz. Biz vatandaşımızın sadece derdini dinlemekle kalmıyoruz, aynı zamanda bunlara çözüm vererek ardından tüm yetkili organlarımızdan, genel başkanımıza da dahil olmak üzere açıklıyoruz. Kötü günler geride kaldı diyebiliriz; çok kötü günler yaşadık parti olarak ama bugün geldiğimiz noktada çok daha iyi noktadayız ve Türkiye’yi yönetmeye talip kadrolarımızla birlikte sahada var gücümüzle çalışmaya da gayret edeceğiz” dedi.

“Mevsim iyi, fiyatlar iyi açıklanırsa en azından bu yıl güzel geçirilir diyoruz”

Tarımsal sulama ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Yaldır, “Bu yıl çok iyiydi yağış çok şükür Allah’a. İnşallah bir de kuraklık ile karşılaşmazsak çiftçimizin yüzü gülecek demek istiyoruz. Çiftçimizin yüzünün güleceğini gören AK Parti iktidarı açıklayacakları taban fiyatlarını iyi tutmalı. İnşallah bu yıl çiftçi adına iyi olur. Çünkü çok uzun yıllardır büyük problemler yaşıyoruz ve geldiğimiz noktada, bahsettiğim gibi, mevsim iyi, fiyatlar iyi açıklanırsa en azından bu yıl güzel geçirilir diyoruz” dedi.

“Enflasyon düşmedi, faizler arttı, döviz hâlâ kontrol altında sayılmaz”

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın ise “Gördüğüm tartışmalar dört tane ‘P’ etrafında şekilleniyor. Dört ‘P’yi reddederek başlamamız lazım. Birinci ‘P’ Polyanacılık. ‘Merak etmeyin düzeltiyoruz, bu ay oldu oldu, düzelecek’ falan gibi olmayacak. Enflasyon düşmedi, faizler arttı, döviz hâlâ kontrol altında sayılmaz. Yani tabloyu çok fazla anlatmama gerek yok. Türkiye bir üçgene hapsedildi. Bu üçgenin bir ucu yüksek faiz, bir ucu yüksek vergi, bir ucu yüksek ceza. Bu tablo pansumancılık programıdır. Üretim yok, yatırım yok, istihdam yok. Üretim olmayan, yatırım olmayan, istihdam olmayan bir program çalışmaz” dedi.

“Bizim programımızın adı ‘bolluk bereket ekonomisi”

Panikçilik yaparak “battık, bittik” demeyeceklerini de söyleyen Dalgın, “Yaşıyoruz Allah’ın izniyle, yaşamaya devam edeceğiz. Yani işlerin iyi olmadığını herkes biliyor; tekrardan onlara işlerin kötü olduğunu anlatmaya da çok gerek yok. Üçüncü reddetmemiz gereken ‘P’ de popülizm. Hesapsız kitapsız, ‘ben bunu vereceğim, ona vereceğim’ diye bir şey olmaz. Herkes daha çok kazansın ama ertesi gün süpermarketteki etiket daha fazla artıyorsa o maaşın kimseye bereketi olmaz. Önemli olan alım gücünü, hayat kalitesini artırmaktır. Şimşek programının özünde talebi baskılama var. Talebi baskılama ne demek? Biz şu anda 40 kişiyiz, 4 tane süt var. Şimşek programı diyor ki bu odadaki 40 kişiden 20 tanesi fakirleşsin, talebi baskılayayım; bu 4 tane süte 20 kişi talim olsun, fiyatlar artmasın. Enflasyonu böyle durduracağını iddia ediyor. Bu iddiayı kabul etmiyoruz. Talebi baskılamak değil, üretimi artırmak lazım. Bizim programımız bir arz artırma programıdır. O yüzden programımızın adı ‘bolluk bereket ekonomisi’. Bunun kökünde de müteşebbis var, çiftçi var, esnaf var, KOBİ var, sanayici var. Tarım da bunun en temel yerlerinden bir tanesi. Eğer daha fazla üretmezsek; daha fazla patates, daha fazla marul, daha fazla et, daha fazla süt, daha fazla peynir üretmezsek ne olur? Hem bu ürünler pahalılaşır hem çiftçimizin cebine doğru düzgün para girmez hem de Allah muhafaza çocuklarımız yeterli beslenemediği için zihinsel ve fiziksel olarak geri kalırlar” dedi.

“Gerçek beka meselesi, doğru düzgün beslenemeyen çocuklardır”

Türkiye'nin asıl beka sorununun yetersiz beslenen çocuklar olduğunu ifade eden Dalgın, “Bakın, 25 sene sonra Türkiye’nin geldiği nokta: kişi başı senede 70 kilo patates yenilen, kişi başı senede 200 kilo ekmek yiyen bir ülke. Gerçek beka meselesi, doğru düzgün beslenemeyen çocuklardır. Beş çocuktan bir tanesi okula neden aç gidiyor, ona bakmak gerekir. Bunu aşmanın yöntemleri var. Hem 85 milyonu koruyalım hem de 85 milyonun beslenmesini sağlayalım. Hayvan desteği, tohum desteği, sulama desteği… Öbür taraftan lojistik hatlarının yenilenmesiyle çiftçi ile tüketiciyi buluşturarak arzı artırmamız gerekir. Çünkü vatandaşın en büyük harcamaları kira, gıda ve ulaşımdır” sözlerini kullandı.

“Türkiye’nin kaynak sorunu yok, kaynakları kullanma sorunu var”

Sulama konusuna da değinen Dalgın, “Türkiye’nin bütün kanal sistemlerinin kapalı şekilde yapılmasının maliyeti 38 milyar dolar. Üstünü kapatırız hem güneş enerjisi üretiriz hem buharlaşmayı önleriz, su kaybetmeyiz. Hem vahşi sulamanın önüne geçeriz hem çiftçimize daha fazla su getiririz, bolluk bereketi sağlarız hem de vatandaşımız için gıdayı ucuzlatırız. Mevcut hükümet 38 milyar doları 9 ayda faiz olarak ödüyor. O yüzden tekrar ediyorum. Türkiye’nin kaynak sorunu yok, kaynakları kullanma sorunu var. Yolsuzluk hortumlarını keserek, israftan tasarruf ederek, yatırımları üretime yönlendirerek bolluk bereket ekonomisini oluşturabiliriz. Türkiye’de üreten çiftçi, hayvancı, KOBİ, sanayici, girişimci bunu yapacak; biz de hükümet olarak onların önünü açan, prangalarını çözen, yollarını asfaltlayan, her şekilde destek olan bir rol üstleneceğiz” dedi.

Program, üreticiler ile fikir alışverişi sonrası hatıra fotoğrafı ile son buldu.