İnsansan Eğer Doğaya Saygı Duy

Nisan ayında kar yağışına birçok inşan "Ne var bunda, mayısta karı gördük" diye başlıyor konuşmaya. 

Bundan uzun uzun yıllar önce ülkemizin doğu illerinde 6 ay kar kapıdan kalkmazdı. 

Hatta rahmetli Kemal Sunal’ın başrolünü oynadığı Deli Deli Küpeli filminde bu konu ele alınmış,

 Kardan, dondan dolayı ilçeye gelmesi beklenen kaymakam ve hâkimin yerine tımarhaneden kaçan Kemal Sunal ve arkadaşı ilçeye gelip kaymakamlık binasına sığınmışlardı.

 Tavsiye ederim, toplumun taa o zamanlar ne yaşadığını, günümüzde de değişen pek bir şeyin olmadığını anlatan güzel bir filmdir. 

Tabii konumuz, iklim değişikliğinin ne denli tehlikeli bir boyuta doğru evrilmesidir.

Şimdi, “Yaşanan onca maddi, manevi, siyasi sorunlar varken yazacak başka bir şey bulamadığın için mi bu konuyu kaleme aldın?” diyenleri duyar gibiyim.

 Bakınız canlar, 

Dünya, var olduğundan günümüze geçen zaman içinde insanlığın tek barınma ve yaşama alanı.

 Şuursuzca insanlık, kendisine barınak olan bu Dünya’yı, başta kendi nesli olmak üzere, katletmeye devam ediyor. 

Binlerce hayvan ve bitkinin nesli tükendi. 

Farkında değilsiniz belki ama Dünya’yı el birliğiyle katlediyoruz.

 Doğa ve tabiat bunun öcünü bizden çok acı bir şekilde alır. 

Doğa zaman zaman insanlığa uyarılarda bulunsa da kör ve sağır insanlık duymazdan gelmeye devam ediyor. 

Yaşadığımız depremlerde, tsunamilerde neler gördük, hatırlayanlar var mı? 

Doğanın dengesini bozduğumuz her alanı doğa insanlıktan geri aldı, almaya da devam edecek.

 İnsan kaynaklı doğadaki tüm değişiklikler, Dünya’mızın yok oluş sürecini hızlandırmakta. 

Bu yaşlı Dünya, insanlığa barınak, yiyecek, içecek ve hatta tüm güzelliklerini cömertçe sunarken,

 Ne istediğini bilmeyen insanlığın vahşice katliamına da sessiz kalamayacaktır. 

Su kaynaklarımız hızla tükeniyor, 

Binlerce balık ve hayvan çeşidi yok oldu, olmaya devam ediyor. 

İnsanlığın yararına yaratılan ve Dünya içine serpiştirilen envai bitki örtüsü yok oldu ve yok olmaya devam ediyor. 

Bugün insanlık, başta sağlık sektörü olmak üzere, karnını doyurmak ve temiz suya erişim konusunda zorlanmaya başladı ki bu günler daha en iyi günlerimiz. 

Küresel ısınma ile değişen iklimlerin yarattığı olumsuz hava şartlarını bereket olarak gören zihniyet,

 Tarlasına kaçak kuyu açarak yeraltı sularını şuursuzca harcayan zihniyetle aynıdır.

 Evine tertemiz bakan ama tüm çöpünü mesire alanlarına, doğanın en güzel mekânlarına bırakan bencil ve bilinçsiz zihniyetle aynıdır. 

Farkında değilsiniz belki ama Dünya, S.O.S veriyor ve insanlığı uyarıyor.

 Doğada yaşanan süreç kimilerine göre uzun yıllar alacak, 

Bilmem kaç sene sonra Dünya’mız sular altında kalacak, güneş bizi kavuracak, Dünya’nın büyük bir kısmı 100 yıl sonra donacak, çöl kalacak diye zaman kavramını haber bültenlerinden görüp,

 “Aman daha varmış, ben o zamana kadar yaşamam.” diye düşünen beyin yoksunları,

 Kendilerinden başka, sözde o çok sevdikleri çocuklarını ve nesillerini bile bile ölüme gönderdiklerinin farkında değiller. 

Canlar, Dünya ve doğa kırmızı alarmı vereli çok oldu.

 İnsanlığın hem bugünlerde hem de gelecekte işi çok zor.

 Lütfen biraz insanlık, doğaya ve içindekilere saygı. 

Kalın sağlıcakla, 

Hepinizi kirpiklerinizden öperim.