Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) üyeleri, bugün iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Eğitim Sen Aksaray Şube Başkanı Şevket Köksal, iş bırakma eylemine yönelik basın açıklamasında bulunarak, eğitim emekçilerinin yaşadığı ekonomik ve özlük hakları sorunlarına dikkat çekti ve iş bırakma kararının bu sorunlara karşı bir uyarı niteliği taşıdığını söyledi.
“Geçinemiyoruz, insanca yaşam istiyoruz”
Ekonomik kriz karşısında geçinemediklerini söyleyen Aksaray Şube Başkanı Şevket Köksal, “Geçinemiyoruz! İnsanca bir yaşam için bugün hizmet üretmiyoruz! Emeğimizin karşılığını istiyoruz. Hepimizin hak ettiği insanca yaşam koşulları için bugün en temel hakkımızı, üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, iş bırakıyoruz. Emeğimizin karşılığı için ülkenin dört bir yanında görevdeyiz! Bize, ‘neden iş bırakıyorsunuz, ne talep ediyorsunuz?’ diye soranlara cevabımız nettir. Yıllardır ‘geçinemiyoruz’ diye haykırıyoruz. Ancak ülkeyi yönetenler bu haykırışa kulak tıkıyorlar. Duymazdan geliyorlar” İfadelerini kullandı.
“AB ülkelerinin yıllık enflasyonu bizde sadece bir ayda yaşanıyor.”
Enflasyonda dünya sıralamasında Türkiye’nin dünya beşincisi konumunda bulunduğunu söyleyen Köksal, “Geçinemiyoruz! Çünkü; TÜİK’in sahte verilerine göre bile en yüksek enflasyon sıralamasında dünya beşinciliğine yükselen bir ülkede yaşıyoruz. Genel enflasyondan gıdaya, kiradan eğitime enflasyonun her türünde AB ve OECD ülkeleri içinde açık ara birinci sıradayız. AB ülkelerinin yıllık enflasyonu bizde sadece bir ayda yaşanıyor. Enflasyonda dünya sıralamasındayız” dedi.
“Maaş artışları gerçek enflasyonu yansıtmıyor”
TÜİK’in açıkladığı verilerin sahte olduğuna değinen Köksal, “Buna rağmen her yıl aynı tablo ile karşılaşıyoruz. Maaşlarımız Merkez Bankası’nın hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminine, TÜİK’in sahte verilerine göre artırılıyor. Maaş artışları gerçek enflasyonu yansıtmıyor. Yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına denk gelmeyen verileri altışar aylık dilimler halinde enflasyon farkı, maaş zammı diye yutturuyorlar” İfadelerini kullandı.
“Her kaleme bizim maaşlarımıza yapılan artışın en az iki katı kadar zam yapıldı”
Yapılan zam oranlarına dikkat çeken Şube Başkanı Köksal, “Kamu emekçileri olarak 2026’ya taban aylıklarımıza yapılacak bin TL seyyanen artış dâhil ortalama yüzde 12,5 maaş zammı ile girdik. Buna karşın 1 Ocak’tan itibaren toplu taşımadan, sağlıkta katılım paylarına, muayene ücretlerinden köprü ve otoyol geçiş ücretlerine kadar her kaleme bizim maaşlarımıza yapılan artışın en az iki katı kadar zam yapıldı. Kiralara maaş artışımızın neredeyse 3 katı, yüzde 35 zam yapıldı. 10 yıl önce kiraya maaşımızın dörtte biri yetiyordu. Bugün yarısı bile yetmiyor. 25 yıl önce emekli olduğumuzda ikramiyemiz ile ortalama standartlarda bir ev alabiliyorduk. Bugün 10 yaşında ikinci el bir otomobil bile alamıyoruz. 25 yıl önce ortalama emekli aylığımız asgari ücretin 2 katıydı. Bugün asgari ücretin dahi altına inmiş durumda” dedi.
“Sorun kaynak sorunu değil, kaynakların kimin için harcandığı sorunudur”
Emekçiler olarak emeğin karşılığını istediklerini söyleyen Köksal, “Peki, neden bu noktaya geldik? Çünkü ülkeyi yönetenler yıllardır biz ne zaman emeğimizin karşılığını istesek ‘kaynak yok’ diyorlar. Oysa sorun kaynak sorunu değil, kaynakların kimin için harcandığı sorunudur. Taleplerimiz nettir. İşte bunun için; Maaşlarımızda hemen şimdi, Ocak ayından itibaren ek yüzde 20 artış yapılmasını istiyoruz. 2023 Temmuz’dan itibaren hayata geçirilen ilave seyyanen ödeneğin taban maaşlarımıza yansıtılmasını istiyoruz. Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesini, mülakatın kaldırılmasını istiyoruz. Grevli toplu pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Bunun için tüm kamu emekçilerini, hepimize dayatılan yoksulluğun ortağı olmamak için mücadele alanlarına, KESK’te örgütlenmeye çağırıyoruz. Bugün susarsak yarın geç kalırız! Bugün durursak yarın yok sayılırız” açıklamasında bulundu.





