Türkiye, dünya fındık üretiminin yüzde 69'unu tek başına gerçekleştirerek ve küresel ihracatın yüzde 61'ini üstlenerek bu alandaki liderliğini tartışmasız sürdürüyor. Ancak, rekor üretim ve ihracat rakamlarına rağmen, fındık fiyatları yurt içinde tüketicilerin bütçesini zorlamaya devam ediyor. Gelen bilgilere göre, kabuklu fındığın kilosu 490 TL seviyesinden satışa sunuluyor.
Tüketici şikâyetleri artıyor
Fındığın bu astronomik fiyatı, özellikle geleneksel olarak bol ve uygun fiyatlı olması beklenen bir üründe, vatandaşların tepkisini çekiyor. Tüketiciler, dünyanın en büyük fındık üreticisi konumunda olmamıza rağmen, ürünü bu denli yüksek fiyatlarla satın almakta zorlandıklarını dile getiriyor. Piyasa fiyatlarının bu denli yükselmesi, fındığı günlük beslenme rutininden çıkarıp, lüks bir tüketim ürünü haline getiriyor.
Üretici ve tüketici arasında uçurum var
Piyasadaki yüksek perakende fiyatları, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) üreticiden alım fiyatlarıyla karşılaştırıldığında dikkat çekici bir fiyat uçurumu yaratıyor. TMO'nun 2025-2026 sezonu için açıkladığı kabuklu fındık alım fiyatları Giresun kalite için 200 TL, Levant kalite için ise 195 TL civarında seyrediyor. Serbest piyasada bu rakamlar bir miktar yükselse de kabuklu fındığın tüketiciye 490 TL gibi bir fiyatla ulaşması, aradaki maliyet, işleme, kâr marjları ve aracılık zincirindeki artışları gözler önüne seriyor.
Bu durum, fındık ticaretinde zincirleme bir maliyet artışının yaşandığını gösterirken, nihai fiyattaki yükselişin ana sebebinin sadece üretici fiyatları olmadığı anlaşılıyor. Türkiye'nin fındık ihracatındaki gücüne karşın, iç piyasada fındığa ulaşmanın lüks hale gelmesi, sektördeki fiyatlama politikalarının ve dağıtım kanallarının sorgulanmasına neden oluyor.




