Türkiye’de 25 yıl evli kalan ev hanımlarına yönelik olarak emeklilik sistemi gündemde. Bu süreyi dolduran kadınların, belli bir prim gününü sağlayarak emekli olması planlanıyor. Konuşulana göre bu prim günü 3.600-5.400 gün aralığında değişkenlik gösterecek. Bir başka konuşulan modele göre ise ev hanımlarının sigorta primlerinin üçte birinin devlet tarafından karşılanması söz konusu. Aylık 1.000 TL prim ödemesi yapması gereken bir ev hanımı için devlet, 300 TL’lik kısmı üstlenebilir.
Anadolu Ekspres Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulunan eski SGK Müdürü Saffet Çalışkan, söz konusu planlamanın hazineyi ciddi ölçüde yoracağını belirterek, devletin gözetilmesinin önemine dikkat çekti.
“Gelişmiş Ülkelerde 4 Çalışan 1 Emekliye Bakar, Sistem Ancak Böyle Yürüyebilir”
Sosyal Güvenlik Kurumu’nun özel bir bütçesi olduğunu ve bu bütçenin yetmediği durumlarda hazineden takviye sağlandığını ifade eden Çalışkan, “Dünyanın hiçbir ülkesinde hazineden yardım almayan sosyal güvenlik sistemi yok. Ancak bizdeki oranda takviye yapılan gelişmiş ülke yok denecek kadar az. Zira gelişmiş ülkelerde dört çalışan bir emekliye bakar.
Sistem ancak böyle yürüyebilir. Biz de 1.5.2008 ve 1.10.2008 tarihlerinden geçerli bir sosyal güvenlik reformu gerçekleştirildi. Sayın Cumhurbaşkanımız siyasi risk de alarak ülkemizin menfaatleri doğrultusunda bu reformu ki bence son 40 yılın en büyük reformuydu gerçekleştirdi. 2008 yılındaki bu reformla birlikte özel hastanelerle protokoller imzalanarak, SGK'nın belirlediği ve sürekli güncelleştirmekte olduğu fiyatlardan tüm emeklilerin özel hastanelerden de muayene ve tedavi almaları imkanları getirildi” dedi. Reform ile birlikte sağlık karnelerinin yerini T.C. kimlik numarası ile muayenenin aldığını, kendisinin o dönemde Samsun, Sinop, Amasya ve Ordu’dan sorumlu olduğunu, özel bir yemek düzenlediği ve doktorlar ile eczacılar ile buluştuğunu anlatan Çalışkan, bu düzenleme ile birlikte hastanelerde hasta üretme ve hastalık üretme sisteminin geliştirildiğini, bir dizi taktiklerle sistemin zarara uğratıldığını belirtti.
“EYT ile 1.5 Çalışan 1 Emekliye Bakmaktadır”
Toplantıda doktorların anlattıklarını aktaran Müdür Çalışkan; göğüs bölümüne gelen hastanın kardiyoloji ve nörolojiye sevk edildiğini, sağlık karnesinin kaldırılması ile özel hastanelerin cirosunun yetersiz kalması ile bir kişinin muayene olmasa dahi T.C. kimlik numarası üzerinden muayene olmuş gibi gösterilebildiğini ifade ederek, “O samimi yemekten sonra bunları bir rapor haline getirip doğru Ankara'ya SGK başkanımızın yanına gittim. Zira kurum başkanımız ‘Bu iller sana emanet, çözemediğin konuları bana getir yardımcı olacağım’ demişti. Devlet şikâyet değil çözüm merciidir. O yemekli toplantıdan sonra özel hastanelerde uygulamaya konulan avuç içi biyometrik kimlik doğrulama sistemi uygulamaya geçti. Tüm yetkililerimizin bana bir şey olur diye sorumluluktan kaçmadan ve gece gündüz mesai kavramı olmadan çalışması elzemdir. Yapılan reform başlangıcında yaklaşık 1.5 çalışan bir emekliye bakmaktadır. Kısa sürede bu oran 2.5 hatta 3’lere yaklaşmaya başlamıştı ki menfaat grupları ve siyasi rantlarla hükümetin EYT Kanunu'nu çıkarmak zorunda kalması ile tekrar 1.5 ve daha aşağı oranlarda çalışan bir emekliye bakar hale gelmiş oldu. Kişisel menfaatlerimizi ülke menfaatlerinin önüne çekersek bu ülkeye ciddi maddi zararlar vermiş oluruz. Bu nedenle sosyal güvenlik sistemi üzerinden hiç kimsenin siyasi bir rant peşinde koşmaması gerektiği aşikardır” açıklamasını yaptı.
“Bize Ne Oluyor da 40-50'li Yaşlardan Yaşa Takılıyoruz?”
ABD ve Avrupa ülkelerinde “65 yaşta emeklilik ile sistemi yürütemiyoruz” düşüncesinin hâkim olduğunu ve bu yaşın 67’ye çekilmesinin tartışıldığını söyleyen Çalışkan, “Bize ne oluyor da 40-50'li yaşlardan yaşa takılıyoruz? Almadan vermek Allah'a mahsus o nedenle kurumun gelir gider dengesini gözetmek durumundayız” dedi.
“Aynı Güruh Şimdi de 25 Yıl Evli Kadınlara Emeklilik Hakkı ile Kamuoyunu Tetiklemektedir”
EYT konusunun ardından şimdi de aynı güruhun 25 sene evli kalan kadınlara emeklilik hakkı getirilmesini talep ettiğini belirten Çalışkan, “Burada yapılabilecek olan ev hanımları isteğe bağlı sigortalı olurlarsa primlerinin bir kısmını ki konuşulan 1/3'ü gibi bir oran, bunu hazine karşılarsa 7200 günü veya yaş durumuna göre yasada belirtilen yaşa tabi günleri tamamlamak kaydıyla emekli olmaları mümkün. Ancak geriye dönük prim ödeyerek hizmet alınması mümkün değil. Bu da bugünden itibaren en az 15 yıl yani 5400 gün prim ödenmesi anlamına gelmektedir” sözlerine yer verdi. Sigorta başlangıcı sonrasında boşta geçen sürelerde çocuk varsa çocuk başına 2 yıl borçlandırma yapılabileceğini söyleyen Çalışkan, “Onun dışında durumuna, yaşına göre 5400 gün veya 7200 gün prim ödeyip hizmet satın alınarak emekli olmak, sistemle tezat teşkil etmekte ve olamayacak bir beklentiden öteye geçmeyecektir” açıklamasını yaptı. Özel Haber: Harun Atalay