CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi ve Yurtiçi Örgütlenme Koordinatörü Ali Abbas Ertürk, Anadolu Ekspres Gazetesi İmtiyaz Sahibi Harun Atalay'a, siyasi gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Türkiye’nin faşizmle yönetildiğini söyleyen Ertürk, “Demokrasi ile yönetilen ülkelerde kapınızı sabah saat 5.30'da sütçü, faşizmle yönetilen ülkelerde polis çalar. Kurumlara, belediyelere kayyum atamaktan hızını alamayan Erdoğan hükümeti, geçtiğimiz günlerde bir bebeğe kayyum atadı. Yakında hepimizin şahsına da kayyum atayabilir” dedi.
AK Parti’nin yıllarca CHP’yi teröristlerle aynı yolu yürümekle suçladığını da hatırlatan Ertürk, “2023 seçimlerinde bize ‘teröristler, vatan hainleri ile iş birliği yapıyor’ dediler. Bahçeli'nin Abdullah Öcalan çıkışına ‘Ya vardır bir bildiği’ diyenlere hakkımı helal etmeyeceğim” dedi.
“Bugün Ülkede Yaşadığımız Rejimin Adı Faşizmdir”
Ertürk, AK Parti hükümetinin faşizan bir tavır içerisine girerek halkın iradesiyle seçilmiş belediyelere kayyum atamasını eleştirerek, “Demokrasi ile yönetilen ülkelerde sabahın erken saatlerinde kapınızı sütçüler, faşizmle yönetilen ülkelerde ise polisler çalar. Bizim devlet memuru polis arkadaşlarımıza söyleyecek hiçbir sözümüz yok. Onlar ekmek parası için mevcut iktidarın vermiş olduğu emirleri yerine getiriyorlar. Lafı hiç dolaştırmadan söyleyeceğim. Bugün ülkede yaşadığımız rejimin adı faşizmdir. Faşizmle yönetilen ülkelerde iktidar, halk desteğini kaybetmişse sandıktan umudunu kesmişse haksızca iktidarını tutmak için bu yollara sapar. Bugünkü Tayyip Erdoğan hükümeti de bunu denemektedir. Sayın Erdoğan şunu bilmelidir ki, dünya siyasi tarihinde bu faşizm yönetiminin çok örnekleri var. Bu yola sapan her siyasetçi çıkmaz sokağa saplanmıştır ve sonu da hiç iyi olmamıştır. Biz Erdoğan hükümetini sandıkla tehdit ediyoruz. Sen milletin oyuyla geldin, milletin emanetini kötüye kullandın ve bu millet seni sandık yoluyla o oturduğun makamdan alaşağı edecektir” ifadelerine yer verdi.
“Bu Millet Birinci Parti Yaptığı Hükümetleri Sandıkta Yüzde 1’e Muhtaç Etmesini Bilmiştir”
“Türk milletinin ferasetine inanıyorum” diyen Ertürk, “Türk milleti sandıkta zaman zaman yanlış politikalar yürüten partilere, bizim parti de dahil olmak üzere bütün sandıkta sert bir tokat vurmuştur. Bu millet birinci parti yaptığı hükümetleri yine sandıkta yüzde 1’e muhtaç etmesini de bilmiştir. Yoğun bir çalışma temposunda geçmiş olduğumuz hafta programımıza bir baktık ki zamanımızın büyük bir kısmı Çağlayan Adliyesi’nin önünde geçmiş. Demokrasi ile yönetilen bir ülkede bu bizleri üzüyor. Hukuk sistemimizin geldiği nokta bizleri endişelendiriyor. Bizi korkutarak sindirmeyi düşünen Erdoğan amacına ulaşamayacak. Bu ne beni ne herhangi bir CHP'liyi korkutamaz” açıklamasında bulundu.
“Erdoğan Muhalif Belediyelere Hukuk Yoluyla Kayyum Atıyor”
CHP olarak kayyum konusunda en başından bu yana CHP’nin tavrının net olduğunu ifade eden Ertürk, “Görevden alınan herhangi bir siyasi partinin belediye başkanı bize yakın ya da uzak dahi olsa da biz kayyuma karşıyız. Erdoğan muhalif belediyelere hukuk ve yargı yoluyla emniyet aracılığıyla kayyum atıyor. Kendi hoşuna gitmeyen belediyelere de görevden alma yoluyla bunu yapıyor. Bizler bu konuda tutarlıyız. 'Ankara'nın seçtiği bir belediye başkanını niye görevden alıyorsunuz’ diye Melih Gökçek’i de savunmuştuk” dedi.
“Akli Melekelerini Yitirmiş Bir Hükümetle Karşı Karşıyayız”
2 gün önce hastanede bir bebeğe kayyum atandığına da dikkat çeken Ertürk, “Erdoğan hükümeti yakında kayyum atamaktan hızını alamayarak gazetecinin kamerasına, şahıslara da kayyum atama yoluna gidebilir. Çünkü kontrolü, akli melikelerini yitirmiş bu ülkeyi dikte bir rejime çevirerek iktidarını ayakta tutmaya çalışan bir hükümetle karşı karşıyayız. Ama bu ülkede milyonlarca demokrasiye inanmış hukuka inanmış insanlar da var. Onların feraseti ve hayır duası ve bize destekleriyle yolumuza devam edeceğiz” açıklamasını yaptı.
“Bu Yakınlaşma Süreciyle AK Parti Seçmenin, CHP Hakkındaki Olumsuz Düşünceleri Değişti”
Yerel seçimler sonrasında CHP’nin sandıktan birinci çıkması sonrasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in AK Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaret ettiğini ifade eden Ertürk, Türkiye’nin kucaklaşması için böyle bir adım atıldığını vurgulayarak, “Erdoğan baktı ki bu yakınlaşma AK Parti tabanından olumsuz not aldı. Çünkü Erdoğan yıllardır AK Parti seçmenine ‘bu CHP'liler terörist, bunlar vatan haini FETÖ’cü’ dedi. Bu yakınlaşma süreci ile birlikte AK Parti seçmeni baktı ki Cumhurbaşkanı'nın anlattığı CHP tablosu ile bunlar aynı değil. AK Parti seçmeninin CHP hakkındaki olumsuz düşünceleri değişince AK Parti'nin oyları ankette oyları yüzde 26'nın altına inince Erdoğan, o en bilindik silahına sarıldı. Düşman yaratarak seçmeni konsolide ederek bazen milliyetçilik bazen dindarlık üzerinden bazen ‘bana suikast düzenleyecekler, darbe yapacaklar’ diye söylemlerle iktidarını sağlamlaştırmıştır. Erdoğan'ın sürekli bir düşman yaratma ve toplumu germe politikası belki 22-23 yıldır Erdoğan’a iktidarı kazandırmıştır ama ülke kaybetmiştir” ifadelerini kullandı.
“Bahçeli, Kendisine Verilebilecek En Büyük Cezayı Kendi Kendine Vermiştir”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin siyasete Alparslan Türkeş’in yol arkadaşı olarak girdiğini ancak terörist başı Abdullah Öcalan’ın gönül dostu olarak devam ettiğini belirten Ertürk, “Devlet Bahçeli, kendisine verilebilecek en büyük cezayı kendi kendine vermiştir. Parlamentoda temsiliyet hakkı olan her siyasi parti ile görüşür, diyalog kurarız. Ama farklılıklarımızı da koruyarak o siyasi partinin yanlışlarını eleştirmeye devam ederiz. Biz bunu söylediğimiz için ne vatan hainliğimiz ne teröristliğimiz ne kandil dostluğumuz kaldı” dedi.
“Bahçeli’nin Çıkışına ‘Vardır Bir Bildiği’ Diyenlere Hakkımı Helal Etmeyeceğim”
2023 genel seçimlerinde milletvekili adaylığı sürecini anlatan Ertürk, “Bana terörist demekten daha ağır bir hakaret olamaz. Hepimiz inançlı insanlarız, bana bunu söyleyenlerle mahşerde hesaplaşacağız ve o gün ‘vatan haini PKK'lılarla iş birliği yapıyor’ deyip de bugün Bahçeli'nin yaptığı çıkışa ‘vardır bir bildiği’ diyen vatandaşlarımıza hakkımı helal etmeyeceğim. 'Bahçeli'nin vardır bir bildiği’ diyerek o düşüncesini savunan kişiler asla milliyetçi vatansever değiller. Bunlar milliyetçilikten geçinmeye çalışan mevsimlik milliyetçilerdir. Rüzgar gülü gibi nereden eserse oraya şekillenen milletimizin milliyetçi duygularını sömüren bir grup onlar. Bu ülkede bir Kürt sorunu olduğunu bizler kabul ediyoruz, sorun yok dersek gözlerimizi kapatmış oluruz. Bizim devlet olarak yaptığımız en büyük hata, bu sorunları hep halının altına süpürdük. O halının altında bu sorunlar büyüdü. Artık bizim sorunumuz olmaktan çıktı, kapital güçlerin eline geçti ve artık o çözülmez bir hale geldi. Kürtlerin, bir Türk kadar kendisini eşit hissettiği demokratik bir ülkeyi hep birlikte inşa etmek bizim görevimiz. Biz bunu vaat ediyoruz. Sadece Kürtlere değil Türk kökenli olmayan tüm bu ülkede yaşayan yurttaşlarımıza ‘bizim iktidarımızda siz bu ülkede hukukun önünde devletin önünde kanunların önünde eşit birer yurttaş olacaksınız size bunu biz sağlayacağız’ diyoruz. Ama bunun ötesinde hiçbir kirli ilişkinin içinde olmayız. ‘Ortak bir Anayasa yapalım Öcalan'ı serbest bırakalım’ gibi böyle kirli bir siyasetin içinde olmayacağız. Şehitlerimizin kemiklerini sızlatmaya hiç kimsenin hakkı yok, bizim kırmızı çizgilerimiz net” sözlerini kullandı.
“Öcalan’a Özgürlük Yolu Açalım, Gölbaşında Villa Beğendirmeye Çalışalım, Bunların Hiçbirinde Yokuz”
Kirli pazarlıklarda olmayacaklarını belirten Ertürk, “Anayasanın değişmez maddelerini tartışmaya çalış, Öcalan'a ‘Bir özgürlük yolu açalım ona Gölbaşı'nda İncek'te villa beğendirmeye çalışalım’ bunların hiçbirinde yokuz. Kirli oyun ve pazarlıkları milletimizin önünde teşhir ediyoruz. Devlet Bahçeli, Erdoğan'a bir 5 yıl daha kazandırmak için bu ülkenin milyonlarca insanının duygularına ihanet etmiştir. Bahçeli'nin Erdoğan'a olan sevgisini dostluğunu başka bir şekilde telafi etmesi gerekmektedir" ifadelerine yer verdi.
“Artık MHP’nin Seçmen Profili AK Parti Seçmenidir”
MHP’nin seçmen sosyolojisinin değiştiğini de belirten Ertürk, “2015 yılındaki MHP'ye oy veren seçmen ile bugün MHP'ye oy veren seçmen aynı seçmen değildir. Bahçeli, Erdoğan ile iş birliği yapıp saray ittifakına kapıldıktan sonra bu ülkenin milliyetçi, vatansever, Atatürkçü seçmeni o gün zaten MHP'den koptu. Diğer farklı partilere ama büyük bir kısmı da CHP'ye katılarak oy verdi. Bu seçmenler yine bulundukları yerlerde yine ülkücü yine vatansever yine milliyetçi ve Devlet Bahçeli'nin MHP’sine oy vermiyor. Dolayısıyla bugün MHP'ye oy veren seçmenin büyük bir çoğunluğu AK Parti seçmenidir. AK Parti'nin adayını beğenmeyen, AK Parti'ye protesto olsun diye MHP'ye oy veren seçmen kitlesi AK Parti seçmenidir. Dolayısıyla artık MHP'nin seçmen profili AK Parti seçmenidir. Bahçeli bugünkü çıkışını 2015 yılında yapmış olsaydı Milliyetçi Hareket Partisi binaları boşalırdı. MHP'nin o şekilde milliyetçi bir seçmeni var. O seçmen zaten bugün muhalefet blokunda bulunuyor. Dolayısıyla o günkü MHP seçmeni bugünkü MHP seçmeni değil” açıklamasını yaptı. Haber: Harun Atalay