Bakü'den Ayrılırken: Bir Broşun Anlamı ve 2. Medya Buluşması

Küresel Gazeteciler Konseyi ( KGK) ile Azerbaycan’ın resmi medya konseyi Matbuat Şurası (MŞ) işbirliğiyle "Azerbaycan Matbuatının 150’nci Yılı" dolayısıyla organize edilen "Türkiye - Azerbaycan 2’nci Medya Buluşması", 27-31 Mayıs 2025 tarihleri arasında Azerbaycan'da gerçekleşti.

Bu medya buluşması, biz gazeteciler adına iki ülke arasındaki güçlü medya iş birliğini pekiştiren önemli bir organizasyon oldu. Benim de aralarında olmaktan gurur duyduğum KGK üyesi yaklaşık 50 gazeteciden oluşan heyet, Gence, Şuşa, Hocalı ve Bakü şehirlerini kapsayan yoğun bir program dahilinde Azerbaycan’ın tarihini, kültürel mirasını ve zaferlerini yakından tanıma fırsatı buldu.

Buluşma, "Gence Havalimanı'na inişle başladı" ve ilk gün Azerbaycanlı gazetecilerle birlikte Gence şehir turu gerçekleştirdik. Ardından Şuşa ve Hocalı’daki tarihi ve kültürel mekanları ziyaret ederek bölgenin geçmişiyle derin bir bağ kurduk. Azerbaycan’ın zafer çağını ve acılarla örülmüş tarihini daha iyi anlamak için düzenlenen bu ziyaretler, hepimiz için son derece anlamlıydı.

Bu gezi sırasında tanık olduğumuz her detay, Azerbaycan’ın güçlü direnişini ve bağımsızlık mücadelesini ortaya koyuyordu. Böylesine tarihi bir medya buluşmasının sonunda Bakü’den ayrılırken, benim için unutulmaz bir an daha yaşandı.

"Bir Broşun Anlamı: Ortak Duygular Paylaşımı"

Ülkeden ayrılırken, Bakü Havalimanı'nda polis memuruyla kısa ama unutulmaz bir diyalog gerçekleştirdim. Üzerimde, Cıdır Düzü'nde yetişen ve festivali düzenlenen Harı Bülbül broşu vardı. Bu narin çiçek, Karabağ’ın acılı geçmişini ve Azerbaycan halkının zaferle gelen umudunu temsil ediyordu.

Pasaport işlemlerimi tamamladığım sırada polis memuru, yakamda taşıdığım broşa bakarak bir soru yöneltti:
"Yakanızdaki broşun anlamını biliyor musunuz?"

Gülümsedim. "Evet, biliyorum." dedim. Bakü’den ayrılırken en anlamlı hatıra ne olabilir diye düşündüm ve işte, "bu broşu seçtim." Azerbaycan’ı ziyaret eden bir gazeteci olarak, ülkenin yaşadığı acıları, zaferlerini ve kültürel mirasını yakından gördüm. Karabağ’ın yeniden doğuşunu, zaferin simgesini ve Harı Bülbül’ün taşıdığı anlamı derinden hissettim.

"Elbette biliyorum." dedim ve ekledim:
"Tekrar Bağımsızlık Gününüz kutlu olsun. Daha müreffeh, huzur dolu yarınlar diliyorum."

Bu sözler üzerine polis memurunun gözleri doldu. Sessizce teşekkür etti. O an, Azerbaycan ziyaretim boyunca hafızama kazınan en özel anlardan biri oldu.

Bakü’den ayrılırken sadece bir şehirden değil, derin bir anlamdan da ayrılıyordum. Bir milletin hatıralarını, acılarını ve zaferlerini taşıyan "o broş", artık benim için sadece bir aksesuar değil, bir duygu ve saygının sembolü haline gelmişti.
Türkiye - Azerbaycan 2'nci Medya Buluşması, sadece iki ülke arasındaki gazetecilik işbirliğini değil, aynı zamanda dostluk ve kardeşlik ruhlarımızı da pekiştiren özel bir organizasyon oldu.
Türkiye-Azerbaycan medya iş birliğinin her geçen gün daha da güçlenmesi dileğiyle,

Bu organizasyonda başta KGK Başkanı Sayın Mehmet Ali Dim, duayen meslek büyüğümüz Sayın Yavuz Donat, ev sahiplerimizden Sayın Elshad Eyvazlı ve Meryem Uğur olmak üzere iş birliğine katkı sunan herkese içtenlikle teşekkür ediyorum. Azerbaycan'da kurulan samimi bağlar ve medya buluşmasındaki verimli paylaşımlar, inanıyorum ki gelecekte daha büyük projelere vesile olacaktır.
Sevgiyle kalın.