Türkiye'de 2025 yılı itibarıyla net asgari ücret yaklaşık 451 euro seviyesinde. Avrupa Birliği ülkelerinde ise ortalama saatlik işçi ücreti 31 euro civarında seyrediyor. Bu basit hesap bile Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik uçurumu gözler önüne seriyor.
Türkiye, Avrupa’nın saatler içinde kazandığına bir ayda ulaşıyor
Bir Avrupa vatandaşı, bir Türk işçisinin bir ayda kazandığını sadece 14,5 saatte kazanıyor. Türkiye’de asgari ücretli bir çalışan, haftalık 45 saat çalışarak ayda 451 euroya denk gelen bir gelir elde ediyor. Bu, saatlik yaklaşık 2,5 euro anlamına geliyor. Avrupa’da ise bu rakam neredeyse 13 katı, yani saatlik ortalama 31 euro.
Özellikle Batı Avrupa ülkelerinde bu fark daha da çarpıcı hale geliyor:
Almanya’da saatlik işçi ücreti ortalama 35 euro, Hollanda’da 33 euro, Fransa’da 32 euro civarında. Bu ülkelerde bir işçi, sadece bir günlük (8 saatlik) çalışmayla Türkiye’deki bir asgari ücretlinin birkaç günlük hatta haftalık gelirine ulaşabiliyor.
Hayat pahalı, gelir düşük
Ücretler arasındaki bu fark, Türkiye’deki yaşam maliyetleriyle kıyaslandığında daha da çarpıcı hale geliyor. Gıda, enerji, konut ve ulaşım gibi temel harcamalar açısından Türkiye'de de fiyatlar artışta. Ancak gelir seviyesi buna paralel olarak yükselmiyor.
Asgari ücretin döviz karşısındaki değeri ise son yıllarda ciddi düşüş yaşadı. 2016 yılında 450 dolar civarında olan asgari ücret, döviz kurundaki artışa paralel olarak 2024 sonunda 400 doların altına inmişti. 2025’te euro bazında 451 seviyelerinde kalması, alım gücü açısından endişeleri artırıyor.
Uzmanlar uyarıyor
Ekonomistler, bu tür uçurumların uzun vadede sosyoekonomik dengesizlikleri tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. Türkiye’de üretim ve ihracata dayalı bir ekonomik model hedeflenirken.





