Aksaray’da geleneksel ev kültürünün önemli parçalarından biri olan sırt yastığı, diğer adıyla hasır yastık, teknolojiye ve değişen alışkanlıklara rağmen birkaç usta tarafından yaşatılmaya çalışılıyor. 4 çocuk babası 49 yaşındaki Barış Kol da yaklaşık 30 yıldır sürdürdüğü mesleğiyle bu geleneğin son temsilcileri arasında yer alıyor.
Sırt yastığının Anadolu insanı için sadece bir eşya değil, adeta ekmek ve su gibi temel bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Kol, "Bu yastık evlerin olmazsa olmazıdır. Gölden toplanan bir ottan bir evin başköşesine girene kadar en az 10 kişi bu işten ekmek yiyor" dedi.
Gölden evlere ulaşan zahmetli yolculuk
Sırt yastığının üretim sürecinin oldukça meşakkatli olduğunu aktaran Barış Kol, hammaddenin işlenme aşamalarını şu sözlerle dile getirdi:
"Yastığın ilk aşaması göllerde başlıyor. Gölden biçilen hasırlar özenle toplanıyor, nakliye araçlarına yüklenip kesimhanelere götürülüyor. Burada kesilip preslendikten sonra işlenmek üzere bizim dükkana geliyor. Biz de kumaşını dikip dolgusunu tamamlayarak satışa hazır hale getiriyoruz."
"Bizden sonra bu işi sürdürecek kimse kalmayacak"
Geleneksel üretimin geleceğinden endişeli olduğunu belirten Barış Kol, mesleğin bitme noktasına geldiğine dikkat çekti. Oğluna işi öğretmiş olmasına rağmen sektörün önünün açık olmadığını ifade eden Kol, "Aksaray’da şu an bu işi yapan sadece iki kişiyiz. Önü açık bir meslek değil. Ne yazık ki bizden sonra da bu şehirde bu işi devam ettirecek kimsenin çıkacağını düşünmüyorum" diyerek Aksaray'da bu mirası sürdürecek başka kimsenin kalmayacak olmasının burukluğunu dile getirdi.